https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

ŞAMPİYONLUK MEŞALESİ YAKILDI

Okunması Gerekenler

KOŞUCULAR GİTTİ İNCECİLER GELDİ

Uzun süredir en büyük şikayetlerimizden biri nedir ? ''Fenerbahçe yavaş top oynuyor'' değil mi? Sağdan sola, soldan sağa yapılan paslar, geriye...

BİRAZ USTA İŞİ, BİRAZ ÇIRAK İŞİ

BİRAZ USTA İŞİ, BİRAZ ÇIRAK İŞİ Çırak ustayı sollayamazsa sanat ölür, hatalı sollarsa da çırak ölür, iki kere iki dört.. Bu...

ŞAMPİYONLUK MEŞALESİ YAKILDI

ŞAMPİYONLUK MEŞALESİ YAKILDI Alanyaspor maçında puan kaybetmesi büyük umutlarla beklenirken üst düzey bir futbol ve farklı galibiyet ile rakiplerini moralman...

ŞAMPİYONLUK MEŞALESİ YAKILDI

Alanyaspor maçında puan kaybetmesi büyük umutlarla beklenirken üst düzey bir futbol ve farklı galibiyet ile rakiplerini moralman çökerten Beşiktaş, onların da üst üste gelen puan kayıplarının ardından Erzurum deplasmanında şampiyonluğun kapısını ardına kadar açmak için çıkıyordu sahaya.

Cezalı Josef’in yerine Dorukhan’a uzun süre sonra ilk 11 şansı tanımıştı Sergen Yalçın. Bunun dışında son maçın kazanan kadrosu aynen sahadaydı. Beşiktaş’ın oyun başlangıcında gücünü ortaya koyma niyetini ilk dakikalardan hissettik. 2. dakikada Cenk ile gole yaklaşıldı, ilk 10 dakika dolmak üzereyken de Larin ile ilk golü bulan taraf oldu Siyah-Beyazlılar. Rakip savunmanın çıkarken kaptırdığı bir topu alan Atiba ceza sahasına kadar engelle karşılaşmadan yaklaştı, vurma şansı vardı ama her zamanki gibi panik yapmadan, acele etmeden son ana kadar bekledi. Şut çekse gol olma şansının düşük olduğunu bildiği için penaltı noktasının biraz gerisinde daha müsait durumda olan vatandaşı Larin’e verdi, o da kendisinden alışık olduğumuzdan çok daha usta bir vuruşla topu çatala gönderdi!

Bu golden sonra Beşiktaş skoru arttırıp oyunu beklenenden çok daha rahat bir hale büründürebilirdi. Ancak 16. dakikada rakibe verilen basit bir korner şansında skor eşitlendi. Daha korner atılmadan önce golün geleceğini hissetmiştim. Bazen olur bana öyle, hissederim 🙂 Ama sonrasında Beşiktaş’ın çabuk toparlanıp yeniden öne geçeceğini de hissediyor, dahası biliyordum. Beşiktaş benim gibi düşünenleri yanıltmadı, 10 dakika sonra Ghezzal her zamanki gibi soldan ceza sahasına doğru yöneldiği bir girişiminde Oğuzhan ile verkaça girdi. Oğuzhan’ın da verkaçı tamamlayıp Ghezzal’a geri vermesini beklerken o beklenmedik olanı yaptı ve kaleye vurdu. Yakın köşeye giden top yerden sekince kaleciyi etkiledi ve onun da hatasıyla ağlarla buluştu. Bu golü getiren Oğuzhan’ın vuruş kalitesi değil, umulmadık anda rakibi şaşırtan şutu çekmesiydi.

Bu andan itibaren Beşiktaş rakibe başka bir gol şansı tanımaz, fırsatını bulduğu anda da farkı arttırır ve işi bitirir şeklinde bir senaryo vardı kafamda. Normalde olacağı da buydu ancak ilk yarının sonlarına doğru rakip kalecinin yaptığı hatanın bir benzerini de Ersin yapınca bir anda yeniden beraberlik geldi maça. Emrah’ın uzaktan şutunda Ersin üzerine gelen topu göğsünün üst kısmına doğru geldiği halde yumruklamak yerine tutmaya çalışınca içeri almış oldu. 20 yaşına yeni basmış bir kaleci için bunlar yaşaması gereken tecrübeler elbette, canı sağolsun ve ders çıkartsın diyelim.

Bundan bir önceki Kasımpaşa deplasmanında Ersin kurtardığı penaltıyla maçı çevirme şansını vermişti arkadaşlarına ama bu şansı kullanamamışlardı. Bu kez de arkadaşları Ersin’in hatasını telafi etmek zorundaydı. Ancak ikinci yarıya bu bilinçle başlamış gibi görünmedi Beşiktaş takımı. İlk 15 dakika hiçbir gol girişimi yapamadılar, aksine evsahibi ekip tehlikeli geliyordu. Sergen hoca bir müdahale yapmalıydı, 61’de iki değişiklik yaptı. Atiba/Oğuzhan ikilisi yerine Necip/Mensah girdiler. Bu değişiklikler oyunu çok fazla değiştiremedi. Bu dakikalarda bir şey yaparsa yine Ghezzal yapar diye düşünüyordum ki, Cezayirli yıldız yaptı yapacağını! Dorukhan kendi yarı sahasında presle kaptığı topu Cenk’e çıkardı. Sırtı dönük oyunda Aboubakar’ı aratmayan Cenk hiç bekletmeden Ghezzal’a verdi. Ghezzal çizgiden içeriye doğru iki rakibini ekarte ederek ceza yayına kadar getirdiği topa muhteşem sol ayağıyla nefis vurdu. Arjen Robben’in defalarca attığı klasikleşen golünün bir kopyasıydı adeta! Kaleciyi çaresiz bırakan bu gol rakibin de direncini nihayet kıran ve Beşiktaş’ı kendine getiren gol oldu, maçın kaderini tek başına değiştirdi Ghezzal. Bu kez skoru korumayı başardı Beşiktaş, ancak çok canımızı yakan şey gol yemek değil, Cenk Tosun’un ağır sakatlığı oldu maalesef 🙁 76. dakikada bir hava topunda yere basarken diz kapağından sakatlandı. Bu sakatlığı 3 kez yaşayan ve futbol hayatı genç yaşta biten biri olarak daha o saniyede anladım Cenk’in dizinin döndüğünü. Umarım yanılırım ama ne yazık ki sakatlığın çapraz bağ kopması olduğu çok belliydi ve hem sezonu kapatıp hem de Avrupa Şampiyonası’nı kaçırmış olacak Cenk.

Böyle berbat saha zeminleri oldukça ve maç sonu Oğuzhan’ın dediği gibi federasyonla yayıncı kuruluşlar bu işin önemini idrak edip gerekli önlemleri almaya başlamazsa daha çok böyle sakatlıklar yaşanır maalesef!..

Bu sakatlıkla beraber iki değişiklik daha geldi, Cenk’in yerine Larin geçti, Ghezzal da çıktı ve kanatlara N’Koudou ve Gökhan Töre girdiler. Farkı ikiye çıkartıp maçı bitiren de bu ikili oldu. 86’da Necip’in kendi ceza sahası önünde kaptı ve çok hızlı bir şekilde pasını çıkardı. Topu alıp sol kanattan depara kalkan N’Koudou’nun ceza sahasına yaklaştığında verebileceği tek oyuncu Gökhan’dı. O da haftalardır çok isteyip atamadığı golü güzel bir çalımla ceza sahasına dalıp şık bir vuruşla attı. Artık rahatlar diye umuyorum!

Geçen hafta performansını beğendiğimiz N’Sakala’nın bugün daha da iyi oynadığı, Rosier’in vasat kalsa da çizgiden çıkardığı bir topla telafi ettiği, Dorukhan’ın Josef kadar olamasa da onu aratacak kadar sırıtmadığı bir maçtı. Ghezzal ise net şekilde maçı kazandıran adamdı. Yıllardır hayalini kurduğum kanat oyuncusu, onu kaybedersek Talisca’nın kaybından daha çok etkiler beni. Şampiyonlar Ligi’nde geleceğini umduğumuz paranın bu adama gömülmesi ve takımda tutulması şart!

Cenk’in kaybedildiği ama şampiyonluk meşalesinin yakıldığı, buruk bir mutluluk gecesi oldu. Önümüzdeki haftanın açılışında cuma gecesi konuk edeceği Ankaragücü’nü de yenerse Beşiktaş’ın işi büyük ölçüde bitireceğini düşünüyorum. Umarım Aboubakar da o maçtan itibaren takıma katılır ve bir daha maç kaçırmaz, zira son virajda ona çok ihtiyacımız var.
Şampiyon Beşiktaş yazdıracağız! Kanıksayamayan kaldıysa eğer, yavaş yavaş alıştırsın kendisini 😉

mail: olcay.nurlu@abcspor.com

twitter: @olcynrlu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

KOŞUCULAR GİTTİ İNCECİLER GELDİ

Uzun süredir en büyük şikayetlerimizden biri nedir ? ''Fenerbahçe yavaş top oynuyor'' değil mi? Sağdan sola, soldan sağa yapılan paslar, geriye...

BİRAZ USTA İŞİ, BİRAZ ÇIRAK İŞİ

BİRAZ USTA İŞİ, BİRAZ ÇIRAK İŞİ Çırak ustayı sollayamazsa sanat ölür, hatalı sollarsa da çırak ölür, iki kere iki dört.. Bu kadar çırağın aynı anda bulunduğu...

ŞAMPİYONLUK MEŞALESİ YAKILDI

ŞAMPİYONLUK MEŞALESİ YAKILDI Alanyaspor maçında puan kaybetmesi büyük umutlarla beklenirken üst düzey bir futbol ve farklı galibiyet ile rakiplerini moralman çökerten Beşiktaş, onların da üst...

DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK

Galatasaray BAY geçtiği 33. haftanın sonrasında sahasında F.Karagümrük takımını ağırladı. Maça Galatasaray presle başladı fakat bu pres 3-5 dakikalık bir presti. Sonrasında konuk ekip maça...

FAS FUTBOLU VE HOLLANDA FUTBOLUNA ETKİLERİ…

FAS FUTBOLU VE HOLLANDA FUTBOLUNA ETKİLERİ… Geçen haftaki yazımda Surinam Futbolunu işlemiş ve çok detaylı olarak Hollanda Futboluna etkilerine yer vermiştim. Bu haftaki konum ise...

Benzer Konular

Bets10 mobil Bahsegel mobil Matbet Giriş jojobet Mobil restbet mobil giriş