https://secureservercdn.net/45.40.150.47/48c.6e4.myftpupload.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

BEŞ DAKİKADA DEĞİŞİR BÜTÜN İŞLER

Okunması Gerekenler

YURTTA 3 CİHANDA 3

YURTTA 3 CİHANDA 3 Sağda Mahsun, solda Alişan, ileride İbo ve Nihat çift santrfor. Sanıyorum bugün her Fenerbahçeli bugün maçı izlerken...

GENİŞ KADRO SAYESİNDE

GENİŞ KADRO SAYESİNDE Fenerbahçe ligin en geniş, en alternatifli kadrosuna sahip. Her pozisyonda iki oyuncu olacak şekilde sezona girdik. İyi...

SNOOKER TERİMLERİ-2 FAUL NEDİR

Faul nedir? Neleri kapsar? Faul, oyunun kurallarını ihlal eden hareket ve davranışlar bütünüdür. Snooker’da eğer bir vuruş sırasında faul tespit...

bugra abcBu yazı Premier Lig’de noel fikstüründen önce yazılmıştır.

Yaklaşık bir ay önce, takvimler 25 Kasım Salı gününü gösterirken Manchester City ligde lider Chelsea’nin daha şimdiden 8 puan gerisine düşmüş durumda, Şampiyonlar Ligi’nde 4 maç sonunda aldığı 2 beraberlik ve 2 mağlubiyet ile son sırada yer alıyordu. Şampiyonlar Ligi 5. Hafta maçları o gün oynanacaktı. İlk olarak Cska Moskova-Roma maçı oynanıp akabinde Manchester City-Bayern Münih karşılaşması oynanacaktı.  İlk maçın son dakikalarında gelen CSKA Moskova’nın beraberlik golü gecenin ilk iyi haberiydi maviler adına. İlk maçın berabere bitmesinin ardından Manchester City namağlup lider Bayern Münih’e karşı 1 puan alsa bile son maçta Roma deplasmanında kazanması halinde gruptan çıkabilecekti.

Maça Bayern iyi başlasa da Agüero kendisine atılan ara pasında bir golcü vücudunu nasıl kullanmalıyı ders olarak gösterdiği pozisyonda Benatia tarafından düşürülünce City hem penaltı kazanıyor hem de Benatia mutlak gol şansı kuralından ötürü kırmızı kart görüyordu. Agüero’nun penaltı golü ile hem takım hem de taraftarlar havaya girmişti. Lakin bu yakalanan avantaj çok uzun sürmedi. Önce frikikten Xabi Alonso, akabinde ise Robert Lewandowski ile devreye önde girince moral seviyesi dibi gördü belki de. Fakat Agüero burası Manchester dedi beş dakikada değişir bütün işler dedi ve 85. dakikada ardından da uzatmalarda attığı golle maçı kazandırdı. Agüero’nun bu sihri belki de sezonun geri kalanı için ligin seyrini değiştirdi. Aynı haftasonu Chelsea kümede kalma mücadelesi veren Sunderland ile deplasmanda 0-0 berabere kaldı. City ise bir gün sonra ligin o güne dek en dikkat çeken takımı Southampton deplasmanından kusursuz bir oyunla 3-0 galip döndü. Bir sonraki hafta sonunda ise Chelsea bu kez Newcastle United deplasmanından 2-1 ile ligde ilk mağlubiyetini tattı. City ise hemen akabinde oynanan maçta Agüero’nun 2. dakikasında sakatlandığı maçta Everton’ı 1-0 yenip puan farkını üçe indiriyordu.

Roma maçı öncesi CSKA maçında direkt kırmızı kart gördüğü için cezalı olan Yaya Toure’nin yanı sıra sakatlıkları nedeniyle hem Vincent Kompany hem de Sergio Agüero’suz çıkmak zorundalardı. David Silva ise uzun süreli sakatlıktan döneceği ilk maç olduğu için 11 başlayamıyordu. Tüm bu eksiklerle sahaya çıkan Manchester City önce günün yıldızlarından ve Bayern Münih maçı öncesi eğer bu gruptan çıkamazsak yönetim bizi kovarsa haklıdır diyen Samir Nasri sahneye çıktı. Ceza sahasının dışından nefis bir şut çıkardı ve durumu 1-0’a getirdi. Akabinde Roma kazandığı bir serbest vuruşta Manolas’ın kafa vuruşuna önce parmaklarının ucuyla Joe Hart akabinde direk engel oluyordu. Dönüşte skoru 2-0’a getiren City’nin mavi yakalı emekçisi Pablo Zabaleta oldu. Benim diyen santraforu kıskandıracak şekilde topun dibine girip maçı bitiren isim oldu.

Roma maçından sonra gelen bir diğer güzel haber ise ilk sakatlandığı gün sezonu kapadı dedikoduları dönen Sergio Agüero’nun sakatlığının 4-6 hafta sürecek olmasıydı. Roma maçında Agüero’nun yokluğunda ilk 11 başlayıp sakatlanan Edin Dzeko’nun yerine giren Stevan Jovetic’in de sakatlanması ile takım santraforsuz kalmış oldu. Geçen hafta sonu oynanan Maviler maça Leicester City maçına ilk 11’de santrafor bölgesinde asıl pozisyonu ofansif orta saha olan 18 yaşındaki Jose Angel Pozo ile başladı. Maç Frank Lampard’ın tek golüyle zor da olsa kazanılıp puan farkının korunması sağlandı ama bu durum transfer sezonu da yaklaşırken Manchester City’nin yeni bir santrafor transfer edeceği haberlerinin temel kaynağı oldu. Bu haberlerde ise en çok adı geçen isim Swansea City’nin Fildişili golcüsü Wilfred Bony.

Bu noktada Manchester City’nin olası Bony transferinde hata yapacağı kanısında olanlardanım. Bony’nin kötü bir transfer olacağını söylemiyorum ama. Mevcut şartlarda doğru transfer olmayacağını düşünüyorum. Daha bu yaz Manchester City’nin Finansal Fair Play yüzünden aldığı ceza ve sınırlamalar varken mevcut pozisyonunda Sergio Agüero, Edin Dzeko ve Stevan Jovetic gibi üç oyuncunun olduğu bir durumda dördüncü santrafor için 20+ milyon pound bonservis bedeli ödemesi saçma bir hamle olur. Sezon başında Celtic’e kiralanan John Guidetti’ye şans gelmeyeceği düşünülmüşken sırf üç santrafor aynı anda sakatlandı diye 15 gün için alelacele böyle bonservis bedelleri ödeyerek transfer yapmak mantıksız.

Manchester City’nin öncelikli iki ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Birincisi Vincent Kompany’nin yanına savunma tandemine net bir partner bulmak. Mangala buna istinaden transfer edilse de şimdilik o güveni verebilmiş değil ama ona ödenen bonservis bedelinden dolayı daha uzun süre kendisine şans tanınmak durumunda. Yaş olarak da bir stoper için henüz genç. Şu an en önemli problemleri mental yönden. Tecrübelendikçe bu konuda daha çok ilerlemesi bekleniyor kendisinden. Ama ikinci ve daha önemli ihtiyacı en üst seviye takımlar arasına girmek ve Şampiyonlar Ligi’nde de iddialı olmak istiyorsa kadrosunda daha fazla yıldız oyuncu bulundurmalı. Şu anda Bayern Münih, Barcelona ve Real Madrid diğer tüm takımlardan bir adım önde görülüyor. Üç takımın da alternatifli ve birbirine alternatif olabilen yıldızları var. Manchester City’de Sergio Agüero, Yaya Toure, David Silva ve Vincent Kompany’den ikisi olmadığında ki bu isimlerin de sakatlık sicillerini düşünürsek bu durumun sık gerçekleştiğini anlayabiliriz, sahada üst seviye takımlara karşı kalite bakımından sorun yaşanabiliyor. 11 süper stardan oluşan bir kadrodan bahsetmiyorum. Agüero’nun Bayern maçında yarattığı farkı yaratabilecek bir isimin daha kadroya eklenmesi gerekiyor. Chelsea’de bu yaz kadroya yapılan Cesc Fabregas ve Diego Costa takviyelerinin yarattığı fark malum. Costa nazaran eksik bir bölgeye yapılan hamle olarak görebiliriz ama Fabregas mevcut pozisyonda yapılan bir iyileştirme olarak tanımlanmalı. Bu transfer için önerilebilecek en muhtemel isim Marco Reus. Reus yönünden tek sıkıntı sakatlık sicilinin kabarıklığı. Tottenham v bu sezon Liverpool’un yaşadığı sorun kadrodaki oyuncularının neredeyse tamamının kalitesinin aynı kalitede olması. Bale sonrası Tottenham, Suarez sonrası Liverpool aynı transfer politikalarını izleyerek düşüşe geçtiler. Akıllı telefonlarını satıp ayrı ayrı kamera, hesap makinesi, telefon, bilgisayar, ve oyun konsolu alarak aynı işlevi görmesini beklediler ama olmadı. Böyle de başarı yakalanabilir ama bu tür takımların da uzun süre birlikte oynamaya ihtiyaçları olur. Bu sebepten United’ın bu iki takıma nazaran şu an önde olduğunu görebiliyoruz. Di Maria, Mata ve Rooney gibi ellerinde en üst seviye oyuncular birçok maçta ortaya kalite farkı koyabiliyor. Alexis Sanchez bu sezon Arsenal’de oynuyor olmasaydı yahut Sanchez hiç transfer olmasaydı Arsenal kaçıncı sırada olurdu. Hülasa Reus isminin yanına benzer başka isimler yazılabilir bu seviyede olan. Böyle bir transfer için Ocak ayı erken olabilir pek tabii.

City’nin bu sezon yaptığı transferlerden en faydalısı hangisi diye şöyle bir bakacak olursak ilk sırada kanımca Frank Lampard gelir. Bonservis bedeli ödenmemesini katmasak bile fayda olarak en ön sırada geliyor. Finansal Fair Play kuralından yaşanan böylesi sıkıntılar varken bu tür transferlerin her yıl bir benzerinin gerçekleştirilmesi şaşırtıcı olmaz. City’nin bu yönden bir avantajı da bu oyuncuların ekseriyetle tercih ettiği MLS’e açılan bir kapısının da olması.

3 sezon önce Roberto Mancini yönetiminde yaşanan şampiyonluktan sonraki yaz transfer dönemi ciddiyetle geçirilmemiş ve bu dönem belki de peşi sıra gelebilecek ikinci şampiyonluğa mal olmuştu. O kötü dönem hem Roberto Mancini ile yolların ayrılmasına hem de Futbol Direktörü diyebileceğimiz Brian Marwood’un koltuğuna mal olmuştu. Şimdi bu koltukta oturan Txiki Begiristain için bu koltukta bu yaz ikinci önemli sınavı olacak. Bu yıl ne başarı gelirse gelsin yaz transfer dönemi kulübün atılım yapması adına önemli.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

bugra.aydar@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

YURTTA 3 CİHANDA 3

YURTTA 3 CİHANDA 3 Sağda Mahsun, solda Alişan, ileride İbo ve Nihat çift santrfor. Sanıyorum bugün her Fenerbahçeli bugün maçı izlerken...

GENİŞ KADRO SAYESİNDE

GENİŞ KADRO SAYESİNDE Fenerbahçe ligin en geniş, en alternatifli kadrosuna sahip. Her pozisyonda iki oyuncu olacak şekilde sezona girdik. İyi ki de öyle yapmışız. Yoksa...

SNOOKER TERİMLERİ-2 FAUL NEDİR

Faul nedir? Neleri kapsar? Faul, oyunun kurallarını ihlal eden hareket ve davranışlar bütünüdür. Snooker’da eğer bir vuruş sırasında faul tespit edilirse, oyuncunun sırası sona erer,...

EMİN ADIMLARLA

EMİN ADIMLARLA Aslında kupa maçından sonra Sergen Yalçın’ın dediği gibi ligin gidişatını etkileyecek bir derbi değildi. Ancak bu maçın zirve mücadelesindeki yakın puan durumunu düşünerek...

ZİRVENİN SAHİBİ

ZİRVENİN SAHİBİ Evinde son 6 maçını kazanan Beşiktaş'ın konuğu, deplasmandaki 8 maçının 5'ini kazanmayı başaran Galatasaray'dı. Hangi takımın başarısının daha tesadüfi olduğunun anlaşılacağı kapışmaya hava...

Benzer Konular