COŞKUN DEMİRBAKAN İLE DOBRA DOBRA

Okunması Gerekenler

AZ ALKMAAR AKADEMİSİ…

AZ ALKMAAR AKADEMİSİ… Son dönemde Avrupa’nın önde gelen kulüplerinin akademileri hakkında yoğun analizler yapmıştım. 26 Ekim Pazartesi günü Johan Cruyff...

KURT KANUNU

KURT KANUNU “Kurtlukta düşeni yemek kanundur” diye son veriyordu hayatına Kara Kemal. İzmir Suikasti’ni planlayan ekipten olduğu iddiası ile suçlu bulunan...

KOLAYDAN ZORA

KOLAYDAN ZORA Dört haftada dört puanla başlanan ligde tam 22 günlük bir aranın ardından yeniden sahaya dönüş maçı Denizlispor deplasmanıydı...

1977-1978 sezonunda Lig şampiyonu olan efsane Fenerbahçe kadrosunun liberosu ve UEFA pro lisans unvanına sahip teknik direktör Coşkun Demirbakan, nam-ı diğer “İmparator Coşkun” ile söyleşi gerçekleştirdik.
Herkese keyifli okumalar…

– Futbol hayatınız ne zaman ve nerede başladı?
16 yaşındayken, İstanbul amatör kulüplerinden Çamlıcaspor’da futbol oynamaya başladım.

– Size neden “İmparator” diyorlar?
Almanya’da Franz Beckenbauer vardı. Libero mevkisi’nde oynuyordu. Bu yüzden Beckenbauer’a İmparator diyorlardı. Bende libero oynuyordum. O zamanki bizi izleyenlerin takdiri “oynadığım futbol için bana da İmparator” diyorlardı. Gerçi Beckenbauer kadar olamayız ama o yakıştırmayı bana da yaptılar. Günümüzde artık orta saha oyuncularına da denmeye başladı. Şimdilerde herkese İmparator diyorlar…

– Fenerbahçe’ye transferiniz nasıl gerçekleşti?
17 yaşındayken Çamlıca’dan Fenerbahçe genç takımına transfer oldum. Genç takımdayken A takımda da lig maçı oynadım. Daha sonra diğer sezon Malatyaspor’a gittim. Trabzonspor’unda bulunduğu 2. Lig Kırmızı grupta oynadım. Malatyaspor’da bir sezon amatör olarak oynadıktan sonra 1974’te Eskişehirspor’a transfer olup profesyonel oldum. Üç yıl burada oynadım. Daha sonra da tekrar Fenerbahçe’ye geldim. Fenerbahçe’de de üç yıl oynadım. 1977-1978 sezonunda Süper Lig şampiyonu olduk. Cumhurbaşkanlığı kupası ve Türkiye kupası şampiyonlukları yaşadım. Fenerbahçe’den Sakaryaspor’a transfer oldum. Sakaryaspor’da futbolu bıraktım.

– 1978-1979 sezonu Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası ilk turunda Fenerbahçe’nin PSV Eindhoven’a karşı deplasmanda 6-1 gibi farklı bir skorla yenilip elendi. İstanbul’daki ilk karşılaşmada, 2-1’lik skorla alınan galibiyet turu geçmeye yetmemişti. Kupadan elenmenize neden olan 6-1’lik maçta siz de o kadroda yer aldınız. Bu elenmenin nedeni neydi sizce?
Rahmetli hocamız Necdet Niş bize adam markajı görevi verdiği futbolcu dört tane gol attı; Willy Van der Kuijlen. Benim hatamdı ona dikkat etmeliydim. Herkes onun Cruyff’tan daha yetenekli bir futbolcu olduğunu söylüyordu. Hollanda kraliçesine kızmış o yüzden Hollanda milli takımına gitmiyordu, öyle bir adamdı.

*** USTA FUTBOLCULAR KALMADI

– Sizin oynadığınız dönemdeki futbol ile günümüz futbolu arasında ne gibi farklar var?
Büyük farklar var. Birincisi antrenman olaraktan çok gelişti. Bizim zamanımızda 5-6 km koşu mesafeleri vardı. Günümüzde 11-12 kilometre’ye çıkarıldı. Dayanıklılık daha üst seviyede artık. Ama şunu söyleyebilirim yetenekli oyuncu sayısı azaldı. Ben bunu teknoloji ile bağdaştırıyorum. Nasıl ki teknolojinin ilerlemesiyle otomobil sanayisindeki gerçekten işi bilen el becerisi olan ustalar kalmadıysa, yetenekli usta futbolcular da maalesef kalmadı.

– Kendinizi nasıl bir teknik adam olarak tanımlarsınız?
Ben akıl ve bilimin yolundayım. Bakıyorum ki bazı insanlar istatistik diye tutturmuşlar. Futbolu rakamlarla tespit ediyorlar. Aslında futbol basit bir oyundur zorlaştıran ise bu rakamlardır. Futbolda o an vardır. Futbolda hiçbir şey statik değildir, futbol esnektir. Sahaya başka bir formasyonla çıkarsınız daha sonra değiştirirsiniz. Eğer oyun kurgusunda aynı şeyleri ısrar ederseniz başarılı olamazsınız. Maça başlarsınız beklemediğiniz gelişmeler olur maç içerisinde bu da sizin aleyhinize olur, hakem, seyirci, zemin herşey değişir. Nasıl ki yazın kısa kollu tshirt, kışın ise kazak, palto giyiyoruz şartlara uymak için futbol da böyle birşey diyebilirim.

– Takım planlaması yaparken öncelikleriniz nelerdir?
Öncelik benim için süratli olması ve sonra da en önemlisi karakterli olmasıdır.

– Genç bir oyuncunun A takımda oynamaya hazır duruma geldiğini nasıl anlarsınız?
A takım oyuncularıyla yani profesyonel oyuncularla girdikleri birebir mücadelelerde nasıl ona bakarım. Topu rakipten alabiliyor mu, takım arkadaşlarına uyum sağlıyor mu bu niteliklerine bakarım.

– Türk futbolundaki Scouting sistemi doğru mu işliyor sizce?
Bazı insanlar vardır futbolun içinde olmayıp yani teknik direktörlük, antrenörlük gibi işleri yapmamıştır ama gözlem yetenekleri vardır, iyi futbolcuları seçebilirler. Önemli olan Türkiye şunu bilmiyor; ben diyor bu adamı yetiştirdim. Biz altyapı hocası değiliz ki 13-14 yaşında çocuklara bakmıyoruz. Biz onları değerlendiriyoruz. Siz istediğiniz kadar altyapı’da belli bir seviyeye getirin üstyapı’da onlar kullanılmadığı sürece çabanız beyhudedir. Üstyapı’daki hocalar genç yetenekleri cesaretle değerlendirmelidir. Burak Yılmaz 17-18 yaşında 1.Lig’de Antalyaspor forması giymiştir daha da geriye gidersek eğer geçmişten örnek verecek olursak Turhan Sofuoğlu, Aykut Kocaman, İlker Yağcıoğlu gibi isimler genç yaşta forma şansı buldular ve iyi yerlere geldiler.

*** BENİMLE ÇALIŞMAK İSTEMEYENİ BEN DE İSTEMEM

– En son Eskişehirspor’u çalıştırıyordunuz, yollarınız neden ayrıldı?
Ben bilmiyorum yönetim kurulunun almış olduğu bir karardır. Saygı duyarım, neden diye sormam bile. Ben göreve gelmeden önce eksi sekiz puanla almıştım bu takımı, galibiyeti yoktu. Devamlı mağlubiyet alan bir takımdı. Elimizden geleni yaparak bir yerlere getirebildik. Benimle çalışmak istemeyen bir yönetimle ben hiç çalışmak istemem.

– Sizce Eskişehirspor mevcut kadro kalitesiyle küme düşme hattından kurtulabilir mi?
Bence kurtulur şehir gerekli desteği verirse neden olmasın. Biz kalsaydık eğer her şartlarda Nisan ayında söz vemiştik kümede kalmayı garantilemek için. Şimdiye kadar 35 yıldır yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır. Böyle de heralde başarırlar diye düşünüyorum. İnşallah küme düşmez Eskişehirspor.

– Son olarak neler söylemek istersiniz?
Bizim derdimiz Türk futbolunun iyi yerlere gelmesi ama maalesef sistem bunu engelliyor… Sistem iyileri dışarıya koyuyor, vasatlara saygın muamelesi yapıyor. Futbol federasyonumuzdan başlayaraktan liyakatsiz insanların bu makamları işgal etmemeleri lazım. Geçenlerde sizinde bildiğiniz üzere U20 ya da U21 milli takımımız olması lazım senelerdir galibiyeti olmayan Malta’dan mı ne 5 gol yedi. Türk futbolunu liyakatlı insanlar yönetmediği sürece böyle vahim sonuçların gelmesi elzemdir. Mustafa Kemal Atatürk bu ülkeyi gençlere bırakmış biz futbolu niye gençlere bırakmayalım.

Söyleşi için teşekkür ederim sana…

mail: cevat.baran@abcspor.com

twitter: @cbcaydas

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

AZ ALKMAAR AKADEMİSİ…

AZ ALKMAAR AKADEMİSİ… Son dönemde Avrupa’nın önde gelen kulüplerinin akademileri hakkında yoğun analizler yapmıştım. 26 Ekim Pazartesi günü Johan Cruyff...

KURT KANUNU

KURT KANUNU “Kurtlukta düşeni yemek kanundur” diye son veriyordu hayatına Kara Kemal. İzmir Suikasti’ni planlayan ekipten olduğu iddiası ile suçlu bulunan ve kellesine hükümet tarafından ödül...

KOLAYDAN ZORA

KOLAYDAN ZORA Dört haftada dört puanla başlanan ligde tam 22 günlük bir aranın ardından yeniden sahaya dönüş maçı Denizlispor deplasmanıydı Siyah-Beyazlılar adına. Milli aranın ardından...

AĞAOĞLU’NA SELAM, BİZE DE DERS OLSUN

AĞAOĞLU'NA SELAM, BİZE DE DERS OLSUN Sağolsun maça gidemeyen arkadaşlar 1907 tribünündeki kombinelerini devredince bir anda kendimi aylar sonra stadyumda buldum. Tekrar Fenerbahçe'mizin yanında olmak,...

2 FARKLI FENERBAHÇE

2 FARKLI FENERBAHÇE Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye'yi desek, iki kazma, iki kürek, iki de ırgat gerek.. Süleymaniye'yi yeniden yapalım desek bir Süleyman bir de Sinan...

Benzer Konular