https://secureservercdn.net/45.40.150.47/48c.6e4.myftpupload.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

COŞKUN DEMİRBAKAN İLE DOBRA DOBRA

Okunması Gerekenler

SNOOKER TERİMLERİ-2 FAUL NEDİR

Faul nedir? Neleri kapsar? Faul, oyunun kurallarını ihlal eden hareket ve davranışlar bütünüdür. Snooker’da eğer bir vuruş sırasında faul tespit...

EMİN ADIMLARLA

EMİN ADIMLARLA Aslında kupa maçından sonra Sergen Yalçın’ın dediği gibi ligin gidişatını etkileyecek bir derbi değildi. Ancak bu maçın zirve...

ZİRVENİN SAHİBİ

ZİRVENİN SAHİBİ Evinde son 6 maçını kazanan Beşiktaş'ın konuğu, deplasmandaki 8 maçının 5'ini kazanmayı başaran Galatasaray'dı. Hangi takımın başarısının daha...

Dile kolay yaklaşık 50 yıldır Türk futbolunun içinde olan bir isim… 14 yılı futbolculuk, 35 senesi de antrenörlükle geçmiş biri o… Sevenleri ona imparator diyor… Bahsettiğimiz isim eski milli futbolcu, teknik direktör Coşkun Demirbakan.

2000-2001 sezonunda Sakaryaspor’u ve 2008-2009 sezonunda da Diyarbakırspor’u 1. Lig’de şampiyon yapıp Süper Lig’e çıkaran deneyimli teknik adam, Fenerbahçe’de oynadığı dönemdeki 6-1’lik PSV Eindhoven hezimetinin sebebinden en son teknik direktörlüğünü yaptığı Eskişehirspor ile yollarının ayrılmasının nedenine kadar birçok güncel konuya dair ABC SPOR’a özel açıklamalarda bulundu.

İşte arkadaşımız Cevat Baran Çaydaş’ın sitemiz adına yaptığı söyleşi:

– Futbol hayatınız ne zaman ve nerede başladı?

16 yaşındayken, İstanbul amatör kulüplerinden Çamlıcaspor’da futbol oynamaya başladım.

– Size neden “İmparator” diyorlar?

Almanya’da Franz Beckenbauer vardı. Libero mevkisi’nde oynuyordu. Bu yüzden Beckenbauer’a İmparator diyorlardı. Bende libero oynuyordum. O zamanki bizi izleyenlerin takdiri “oynadığım futbol için bana da İmparator” diyorlardı. Gerçi Beckenbauer kadar olamayız ama o yakıştırmayı bana da yaptılar. Günümüzde artık orta saha oyuncularına da denmeye başladı. Şimdilerde herkese İmparator diyorlar…

– Futbolculuk geçmişinizden kısaca bahseder misiniz?

17 yaşındayken Çamlıca’dan Fenerbahçe genç takımına transfer oldum. Genç takımdayken A takımda da lig maçı oynadım. Daha sonra diğer sezon Malatyaspor’a gittim. Trabzonspor’unda bulunduğu 2. Lig Kırmızı grupta oynadım. Malatyaspor’da bir sezon amatör olarak oynadıktan sonra 1974’te Eskişehirspor’a transfer olup profesyonel oldum. Üç yıl burada oynadım. Daha sonra da tekrar Fenerbahçe’ye geldim. Fenerbahçe’de de üç yıl oynadım. 1977-1978 sezonunda Süper Lig şampiyonu olduk. Spor Yazarları Kupası ve Türkiye Kupası şampiyonlukları yaşadım. 1978’de A Milli Takımda oynadım. 1980 yılında Fenerbahçe’den Sakaryaspor’a transfer oldum. Sakaryaspor’da futbolu bıraktım.

-1978-1979 sezonunda Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası 1. turunda Fenerbahçe’nin eşleştiği Hollanda Ligi Şampiyonu PSV Eindhoven’ı ilk maçta İstanbul’da Raşit Çetiner ve Emin İlhan’ın golleriyle 2-1 yenmişti. Deplasmandaki rövanşta rakibine 6-1 mağlup olmaktan kurtulamayan sarı-lacivertliler, 1. turda kupadan elenmişti. Kupadan elenmenize neden olan 6-1’lik maçta siz de o kadroda yer aldınız. Bu elenmenin nedeni neydi sizce?

Rahmetli hocamız Necdet Niş bize adam markajı görevi verdiği futbolcu dört tane gol attı; Willy Van der Kuijlen. Benim hatamdı ona dikkat etmeliydim. Herkes onun Cruyff’tan daha yetenekli bir futbolcu olduğunu söylüyordu. Hollanda kraliçesine kızmış o yüzden Hollanda milli takımına gitmiyordu, öyle bir adamdı.

“USTA FUTBOLCULAR KALMADI”

– Sizin oynadığınız dönemdeki futbol ile günümüz futbolu arasında ne gibi farklar var?

Büyük farklar var. Birincisi antrenman olaraktan çok gelişti. Bizim zamanımızda 5-6 km koşu mesafeleri vardı. Günümüzde 11-12 kilometre’ye çıkarıldı. Dayanıklılık daha üst seviyede artık. Ama şunu söyleyebilirim yetenekli oyuncu sayısı azaldı. Ben bunu teknoloji ile bağdaştırıyorum. Nasıl ki teknolojinin ilerlemesiyle otomobil sanayisindeki gerçekten işi bilen el becerisi olan ustalar kalmadıysa, yetenekli usta futbolcular da maalesef kalmadı.

– Kendinizi nasıl bir teknik adam olarak tanımlarsınız?

Ben akıl ve bilimin yolundayım. Bakıyorum ki bazı insanlar istatistik diye tutturmuşlar. Futbolu rakamlarla tespit ediyorlar. Aslında futbol basit bir oyundur zorlaştıran ise bu rakamlardır. Futbolda o an vardır. Futbolda hiçbir şey statik değildir, futbol esnektir. Sahaya başka bir formasyonla çıkarsınız daha sonra değiştirirsiniz. Eğer oyun kurgusunda aynı şeyleri ısrar ederseniz başarılı olamazsınız. Maça başlarsınız beklemediğiniz gelişmeler olur maç içerisinde bu da sizin aleyhinize olur, hakem, seyirci, zemin herşey değişir. Nasıl ki yazın kısa kollu tshirt, kışın ise kazak, palto giyiyoruz şartlara uymak için futbol da böyle birşey diyebilirim.

– Takım planlaması yaparken öncelikleriniz nelerdir?

Öncelik benim için süratli olması ve sonra da en önemlisi karakterli olmasıdır.

– Genç bir oyuncunun A takımda oynamaya hazır duruma geldiğini nasıl anlarsınız?

A takım oyuncularıyla yani profesyonel oyuncularla girdikleri birebir mücadelelerde nasıl ona bakarım. Topu rakipten alabiliyor mu, takım arkadaşlarına uyum sağlıyor mu bu niteliklerine bakarım.

– Türk futbolundaki Scouting sistemi doğru mu işliyor sizce?

Bazı insanlar vardır futbolun içinde olmayıp yani teknik direktörlük, antrenörlük gibi işleri yapmamıştır ama gözlem yetenekleri vardır, iyi futbolcuları seçebilirler. Önemli olan Türkiye şunu bilmiyor; ben diyor bu adamı yetiştirdim. Biz altyapı hocası değiliz ki 13-14 yaşında çocuklara bakmıyoruz. Biz onları değerlendiriyoruz. Siz istediğiniz kadar altyapı’da belli bir seviyeye getirin üstyapı’da onlar kullanılmadığı sürece çabanız beyhudedir. Üstyapı’daki hocalar genç yetenekleri cesaretle değerlendirmelidir. Burak Yılmaz 17-18 yaşında 1.Lig’de Antalyaspor forması giymiştir daha da geriye gidersek eğer geçmişten örnek verecek olursak Turhan Sofuoğlu, Aykut Kocaman, İlker Yağcıoğlu gibi isimler genç yaşta forma şansı buldular ve iyi yerlere geldiler.

“BENİMLE ÇALIŞMAK İSTEMEYENİ BEN DE İSTEMEM”

– En son Eskişehirspor’u çalıştırıyordunuz, yollarınız neden ayrıldı?

Ben bilmiyorum yönetim kurulunun almış olduğu bir karardır. Saygı duyarım, neden diye sormam bile. Ben göreve gelmeden önce eksi sekiz puanla almıştım bu takımı, galibiyeti yoktu. Devamlı mağlubiyet alan bir takımdı. Elimizden geleni yaparak bir yerlere getirebildik. Benimle çalışmak istemeyen bir yönetimle ben hiç çalışmak istemem.

– Sizce Eskişehirspor mevcut kadro kalitesiyle küme düşme hattından kurtulabilir mi?

Bence kurtulur şehir gerekli desteği verirse neden olmasın. Biz kalsaydık eğer her şartlarda Nisan ayında söz vemiştik kümede kalmayı garantilemek için. Şimdiye kadar 35 yıldır yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır. Böyle de heralde başarırlar diye düşünüyorum. İnşallah küme düşmez Eskişehirspor.

– Son olarak neler söylemek istersiniz?

Bizim derdimiz Türk futbolunun iyi yerlere gelmesi ama maalesef sistem bunu engelliyor… Sistem iyileri dışarıya koyuyor, vasatlara saygın muamelesi yapıyor. Futbol federasyonumuzdan başlayaraktan liyakatsiz insanların bu makamları işgal etmemeleri lazım. Geçenlerde sizinde bildiğiniz üzere U20 ya da U21 milli takımımız olması lazım senelerdir galibiyeti olmayan Malta’dan mı ne 5 gol yedi. Türk futbolunu liyakatlı insanlar yönetmediği sürece böyle vahim sonuçların gelmesi elzemdir. Mustafa Kemal Atatürk bu ülkeyi gençlere bırakmış biz futbolu niye gençlere bırakmayalım.

Söyleşi için teşekkür ederim sana…

mail: cevat.baran@abcspor.com

twitter: @cbcaydas

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

SNOOKER TERİMLERİ-2 FAUL NEDİR

Faul nedir? Neleri kapsar? Faul, oyunun kurallarını ihlal eden hareket ve davranışlar bütünüdür. Snooker’da eğer bir vuruş sırasında faul tespit...

EMİN ADIMLARLA

EMİN ADIMLARLA Aslında kupa maçından sonra Sergen Yalçın’ın dediği gibi ligin gidişatını etkileyecek bir derbi değildi. Ancak bu maçın zirve mücadelesindeki yakın puan durumunu düşünerek...

ZİRVENİN SAHİBİ

ZİRVENİN SAHİBİ Evinde son 6 maçını kazanan Beşiktaş'ın konuğu, deplasmandaki 8 maçının 5'ini kazanmayı başaran Galatasaray'dı. Hangi takımın başarısının daha tesadüfi olduğunun anlaşılacağı kapışmaya hava...

YANLIŞ TERCİHLER

2021’in ilk derbisinde Galatasaray Vodafone Park’ta Beşiktaş’a konuk oldu. Maça beklenmedik bir kadroyla çıkan bir Galatasaray vardı. Sağ bekte Linnes’in yerine Şener, stoperde Donk’un yerine...

NBA’DE BU SENE BELİRLEYİCİ FAKTÖR COVID-19

NBA’DE BU SENE BELİRLEYİCİ FAKTÖR COVID-19 Bir önceki yazımda takımlardan, kadrolarından, play-off ve şampiyonluk şanslarından bahsetmiştim. Ancak ligin başlamasıyla gördük ki bu sene belirleyici factor...

Benzer Konular