BEŞİKTAŞ 2.5 SENE SONRA

Okunması Gerekenler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı...

altan ucar 1Tarihlerden 3.3.2013. Yer İnönü stadı. Maçı Olcay’ın son dakika golüyle 3-2 kazanılan bu müsabakanın ardından, 27.09.2015’te tam tamına 2.5 yıl aradan sonra, BJK ilk derbi galibiyetini almayı başardı.

 

Maça Fenerbahçe orta sahadaki üstünlüğü ve kanatlarda Nani ve Markovic’in etkili oyunu ile üstün başladı. Özellikle Nani ve Markovic’in driblinglerl yanında Markovic’in orta alandan hızla attığı deparla ceza sahasına Fernandao’ya yaptığı orta, maçtaki ilk gol tehlikesini yarattı, Beşiktaşlılar’ın yürekleri ağızlarına geldi. Herkes Fenerbahçe’nin hakimiyetinde giden mücadelede Fenerbahçe’den golü beklerken, golü 21. dakikada duran toptan Beşiktaş buldu. Sosa’nın ortasına Danimarkalı Simon Kjaer ile beraber yükselen Ersan Adem Gülüm, rakibinin kademesini, dengesini yitirterek kendi kalesine golü atması sağladı. Tabelada Beşiktaş’ı Fenerbahçe karşısında 1-0 öne geçirdi bu pozisyon.

 

bjk gol 11Bu golden yaklaşık 4 dakika sonrasında ise, yine bir duran top ama bu kez korner atışında Gökhan Töre’nin ortasına Olcay Şahan topu arka direğe yükseltti. Bu topa iyi yükselen süper Mario Gomez skoru 2-0’a getirdi. Ancak maçın detaylı istatistiklerine bakıldığında topa daha çok sahip olan ve oyunu Beşiktaş yarı alanına yıkan takım Fenerbahçe olduğunu rahatlıkla herkes gibi söyleyebilirdik. Skor bizleri duran toplardaki fırsatçılığımızı konuşturmamız dışında yanıltıyordu. Nitekim Beşiktaş’ın aksayan parçaları, özellikle sol ve sağ bekleri maçın her anında alarm verdi. Sağ bekteki Alman Andreas Beck ile sol bekteki Tosic’in gerek savunmadaki ağır kademeleri mi desem, birebirde yavaş kalmaları mı desem, yoksa hücuma sıfır katkı sağlamaları ya da özgüvensizlikleri mi, hatta ayaklarındaki topu doğru düzgün tutamayıp emaneten sahada oynamaları mı desem, artık siz anlayın Beşiktaş’ın ne kadar bu iki pozisyonda eksik olduğunu. Buna karşılık, rakibin tam tersi çok iyi hücumcu ve savunmada nispeten daha sağlam, seri kademe anlayışına sahip ayakları Şener (3. golde Gökhan’ı yakalayamasa da.) ve Caner karşısında beklerimiz resmen tel tel döküldüler. Nitekim Fenerbahçe’nin Beşiktaş’ın 2 golüne yanıtı gecikmedi. Kornerden ön direğe kesilen topa Kjaer ile yükselen Tosic kendi kalesine topu ağlarla buluşturdu ve skorda durumu 2-1’e getirdi. Tosic, geçen hafta eski takımı Gençlerbirliği karşılaşmasında, şimdiki takımı Beşiktaş’ta kendi kalesine attığı golden sonra, bu haftada kendi kalesine golünü yine es geçmeyerek (!) bu alanda ilginç bir istatistiğe imzasını attı. Umarız kendi kalesine gol atma alanındaki gol krallığında daha fazla gol bulmaz ve biz Beşiktaş taraflarına sezon boyunca saç baş yoldurmaz. İlk yarıda mücadele, 2-1 Beşiktaş’ın üstünlüğü ile sona erdi.

 

   İlk yarı analizi:

 

bjk gol 12İlk yarı bittiğinde ilk 20 dakikada neredeyse tek kale kalemize yüklenen Fenerbahçe’nin ataklarına cılız Gökhan Töre’nin topu ayağında tutup takımı hücuma çıkarma çabalarıyla geçirdik kıssadan hisse. 21. dakikada Sosa’nın Mehmet Topal tarafından düşürülmesiyle kazanılan serbest vuruştan gelen golden sonra Beşiktaşımız oyunda gerginliğini bir nebze olsun üzerinden attı ve ilk golün asistini yapan Sosa ve Oğuzhan’ın orta sahada yalnız kalan Atiba Hatchinson’a biraz daha fazla yardımcı olmaya başlamalarıyla takımımız daha etkin olmaya başladı. Nitekim topu 20 ile 30. dakikalarda daha fazla ayağımızda tutan takım olarak Fenerbahçe’nin topa sahip olma yüzdesindeki üstünlüğünde dengeyi getirdik. Bu dakikalarda rahatlayan takımımızın kazandığı köşe vuruşunda Gökhan Töre’nin ön direğe kestiği topa akıl dolu bir şekilde arka direğe yükselten Olcay’ın vuruşuna Gomez’in arka direkteki boş olan kale tarafına yaptığı muhteşem altın kafası Beşiktaş’a rüya gibi bir skoru beraberinde getirdi 2-0.

 

Ancak 30. dakikadan 45. dakikaya kadar ilk 20 dakikada olduğu gibi Fenerbahçe akınlarını artırarak devam ettirdi. Bu dakikalarda sakatlanan Markovic yerini Volkan Şen’e bırakmıştı. Volkan Şen sahaya adımını atar atmaz Fenerbahçe ileride daha çok çoğalıp, tehlike yaratan ekip oldu. Özellikle Tosic kk. attığı kafa vuruşu ile golü bulan Fenerbahçe skoru 2-1’e getirdikten sonra Volkan Şen’in sol çizgiden yaptığı deparda Andreas Beck’in düşük hızı, ağır kademesi nerdeyse Beşiktaş’a çok pahalıya mal olacaktı. Bu pozisyonda Volkan resmen 2 metre deparla Beck’e fark atıp kestiği ortaya çok iyi yükselip kafayı alt direğe vuran Fernandao’nun vuruşunda iyi pozisyon alıp kurtaran Tolga yüzde yüzlük golü kurtardı. Ancak seken topun gol olmaması büyük şanstı Beşiktaş adına. Yine Fernandao’nun, Rhodolfo’dan seken ortada pozisyonu harcaması Fenerbahçe adına maçta önemli bir başka andı ilk yarıda.

 

Es geçmeyelim, Gökhan Töre’nin sağ kanattan kestiği ve bomboş durumdaki Olcay Şahan’ın kafa vuruşunun diğer boş köşeye Gomez’in ilk golündeki gibi atmak yerine, dümdüz topu müsait pozisyonda auta atması Beşiktaş’ı soyunma odasına 2-1 değil, belki de 3-0 öne geçirebilecekti daha skor 2-0 Beşiktaş lehine iken. Gökhan Töre’nin maçın duraklama dakikasında ofsayt gerekçesiyle kesilen pozisyonda vücudu önde gözüksede, yerdeki sağ ayağını her iki Fenerbahçeli futbolcunun gerisinde olması dolayısıyla pozisyonun haksız surette durdurulması ciddi bir akından Beşiktaş’ı eli boş gönderdi soyunma odasına, maçın hakemleri.

 

BJK GOMEZ 99Mücadelenin ilk yarısı bizlere gösterdi ki Beşiktaş’ın her iki savunma beki yanında, iyi bir pasör stoper eksikliği yadsınamaz bir gerçektir. Sosa’nın orta alanda tek yönlü bir hücum orta saha alan oyuncu olması, Oğuzhan’ın iki niyetle iki yönlü orta saha oyuncusu gibi oynamaya çabalasada daha hala biraz daha yolunun olması Atiba’nın omuzlarındaki yükü oldukça ağırlaştırdığı bir gerçekti, karşısında Meireles, Ozan ve Topal üçlüsüne karşı. Yine Olcay’ın hücumdaki donukluğu ve adını neredeyse ilk yarıda hiç duymamamız Beşiktaş adına bir eksiklikti ki müsait pozisyonda gol yapsa maç belki de ilk yarıda skor 3-0’a gelecek ve bir nevi psikolojik olarak yıkacaktı rakibi. Gomez’in ise her maç artan maç kondisyonu ve ilk golünden sonra kazandığı özgüvenini tazelemesi adına hem kendisi hem de BJK adına oldukça iyi bir gelişme.

 

İkinci yarı yaşananlar: 

 

İkinci yarıya orta sahada nispeten tek başına kalmış Atiba’nın yanına Şenol Güneş, Sosa- Necip Uysal değişikliği ile orta alanı üçledi Oğuzhan-Necip-Atiba üçlüsü ile tıpkı Fenerbahçe gibi. Bu değişiklikle orta alanda daha dişli gözüksekte maçta topa hakim olan ve golü düşünen ekip yine Fenerbahçe idi. Nitekim golü 60. dakikada oyuna girmeden taç çizgisine yakın çim bölgede tüm uyarılara rağmen ısınan Hollandalı yıldız Robin Van Persie ile buldular. Büyük tartışmalara yol açsada auta çıkmamış olan topla içeriye iyi dolduran Volkan Şen’in pasında klas sol ayağıyla skoru 2-2’ye taşımasını bildi Van Persie. Bu pozisyonda top auta çıktı diyerek oyundan düşen Ersan’ı mı, yoksa yokları oynayan çalım üstüne çalım yiyen Tosic’i mi, adamını kaçıran Rhodolfo’yu mu, yoksa Van Persie’ye müdahale için gelip birşey yapamayan Necip’e mi hayıflansak. Bilemedim. Hepsinde ama başta Tosic’in bir bek olarak son derece hantal edası biz Beşiktaşlı taraftarları bu sene sağ ve sol beklerimizde yine hüsran yaşatacaklarmış gibi gözüküyor. Tehlike sinyalleri veren oyunumuz sonucunda herkesin aklında ya maçı 2-0 öndeyken kaybedersek şeklinde ikurt düşürmüştü ki imdadımıza Tosic’in ilk kez Fenerbahçe orta alanını bu müsabakada geçip Atiba’ya pasını vermesi ile başlayan akınımızda, Atiba’nın Oğuzhan’ı görüp pasını aktarması ve hiç bekletmeden Oğuzhan’ın Gökhan Töre’nin koşu yoluna son çizgiye aktardığı topta Gökhan Töre’nin ortasına yükselen Gomes, bu maçta 2. ve bu sezon ligte 3. golünü atarak skorda Beşiktaş’ı tekrar 3-2 öne geçirdi. Maçta beş gol olsada gol pozisyonları bitmek bilmiyordu. Nitekim yine bir kanat atağında Şener’in ortasında Van Persie’nin vuruşu önce direğe ardından topla beraber auta gitmesiyle sonuçlandı bu mutlak gol pozisyonu. Kalan dakikalarda ofsay gerekçesiyle kesilen cılız bir Fenerbahçe akını Van Persie ile gelişen ve Fenerbahçe kalecisi Volkan’ın kalesini terk ederek yaptıkları son atak girişimleride sonuçsuz kalınca bu doyumsuz mücadele, 3-2 Beşiktaş’ın üstünlüğüyle tamamlandı ve 2,5 yıllık derbi hasretini sonlandırdı.

 

BJK SEYIRCI 10Maç bitiminde istatistiklere baktığımızda topla oynama yüzdesinde Fenerbahçe’nin %56,2 ile önde olduğunu görüyoruz. Mücadelede en çok %53’lük yüzde ile orta alan mücadelesine sahne olurken, Beşiktaş ceza alanında % 24,8, Fenerbahçe ceza sahasında ise %22,2 ile topla oynanıldığını istatistikler bizlere gösteriyor.

 

Sonuç olarak, Beşiktaş bu derbi galibiyeti ile ligde liderliği rakibi Fenerbahçe’den devralarak, aynı puana yükselip averajla liderliğe yükseldi. Bu sonucu, sadece bir üç puan olarak değil, Beşiktaş’ın lig maratonunda son yıllarda özellikle son sekiz derbi maçından galibiyet çıkaramamasından dolayı, şampiyonluk yolunda önemli puanları rakiplerine karşı kaybetmesi, kazanılan bu ilk derbi galibiyetinin bu sezon Beşiktaş’ın şampiyonluk mücadelesinde hem psikolojik hemde 3 puan elde edildiği için oldukça önemli buluyorum bugünkü derbi galibiyetini…

Umarız bu galibiyet, hafta ortasında oynanacak Sporting Lizbon maçına da olumlu tesir eder ve UEFA Avrupa liginde grupta Beşiktaş ikide iki galibiyetle 6 puana ulaşır. Bu maçın grup birinciliği için elzem olmasının yanında, takım ve ülke puanı adına hayati olduğunu düşünüyorum Avrupa’daki her bir maçın tüm takımlarımız için…

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail : altan.ucar@abcspor.com

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerikTAKTİK MAKTİK !!
Sonraki İçerikSIKINTI YOK !

Son Haberler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay Kerimoğlu transfer olunca daha da...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı Jailson, Gustavo ve Ozan ile...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini çok andıran bir sorunsal daha...

AYAN, PİNHAN VESAİRE

AYAN, PİNHAN VESAİRE “Reklam, talep yaratma sanatıdır.” American Marketing Association (AMA) reklamı bu sözlerle tanımlar. Reklam ve genel olarak pazarlamayı ele aldığınızda en kısa ve en efektif...

Benzer Konular