2014/15 SEZONU CHAMPIONSHIP-1

Okunması Gerekenler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı...

bugra abcDünyanın en görkemli futbol ligi Premier Lig’e yükselme yarışının verildiği, kendi dinamikleriyle her geçen yıl dünya çapında gördüğü ilgi artan Championship bu Cuma günü Blackburn Rovers-Cardiff City maçı ile başlıyor. Bu vesileyle takımların bu yaz transfer dönemi ve sezon öncesi durumlarına dair kısa bir sezon öncesi değerlendirme yaparak son durumlarına göz atalım. Neticede, ikinci kademe bir lig olmasına rağmen hem maddi yönden hem de saha içi kalite bakımından Avrupa’nın birçok liginin önünde yer alan bir ligden bahsediyoruz.

Birmingham City: Lee Clark’ın yönetiminde üst üste üçüncü sezonlarına giriyorlar, ama bilhassa geçen sezon yaşadıkları mali sıkıntılar sonrası ligin son maçında 90+3. dakikada attıkları golle ligde kaldıkları bir sezonun ardından beklentileri daha az kâbus görecekleri bir sezon yaşamak. Kadrolarına Clayton Donaldson, Stephen Gleeson gibi önemli oyuncular katarken, Nikola Zigic ve Chris Burke gibi yine önemli oyuncular da ayrıldı. Geçen sezonki gibi mali problemlerden çok etkilenmezlerse düşme hattından nispeten uzakta, vasatın üstünde bir sezon geçireceklerini düşünüyorum.

birghBlackburn Rovers: Toplamda 5 teknik adamla tamamladıkları 2012-13 sezonundan sonra en azından sezona görevde başlayan Gary Bowyer ile play-offları son haftalara kadar kovalayıp 8. sırada bitirdikleri bir sezonu geride bıraktılar ve Jordan Rhodes’u kadrolarında tutabildiler. Ligin en iyi golcülerinden biri olan (ki bence en iyisi) Rhodes’un etrafında, Bowyer yapılan transferle birlikte iyi bir takım meydana getirebilirse yeniden Premier Lig sathı mailine yaklaşabilirler. Bowyer ilk menajerlik deneyiminde fena bir iş çıkarmadı, ama Championship’te çok daha kısıtlı kadrolardan çok daha fazla verim alabilen menajerler varken bu sezon Premier Lig’e yükselememeleri halinde Hint takım sahiplerinin Bowyer’a pek sabır göstereceğine ihtimal vermiyorum.

Blackpool: Bu satırlar yazılırken, yani ligin başlamasına bir hafta varken kadrosunda yalnızca 14 profesyonel futbolcusu bulunan –ki bunlardan hiçbiri kaleci değil– bir kulüpten bahsedeceğim. 4 sezon önce Premier Lig’de mücadele eden, küme düştükleri ilk sezonda da play-off finali oynamış bir kulüp. Son yıllarda cimriliğiyle iyice nam salan kulübün sahibi Karl Oyston geçen sezon ligin bitimine takriben iki ay kala Charlton Athletic’i son sırada devralıp ufak çapta bir mucize yaratarak ligde tutan Belçikalı teknik adam Jose Riga’dan bu sefer çok daha büyük çapta bir mucize yaratarak ligde tutmasını umuyor. Blackpool taraftarları bile kanımca Oyston’dan kurtulma pahasına bu sezon küme düşmeye razıdırlar.

boltonBolton Wanderers: Geçen sezon başında hem benim hem de İngiltere’de birçok köşe yazarının Premier Lig’e terfi edecek en güçlü adaylardan biri olarak görmesine rağmen beklentilerin altında bir sezon geçirerek sezonu 14. olarak tamamladılar. Kadroda önemli değişikler oldu. Yıllardır Bolton forması giyen Chris Eagles, Zat Knight, Tyrone Mears gibi oyuncular kadroda ayrılırken yerine Dean Moxey, Liam Feeney, Liam Trotter gibi isimler transfer edildi. Dougie Freedman Crystal Palace menajeri iken gösterdiği potansiyel sonrası Bolton’ın başına geçmişti. Sezon başında 16. Sırada aldığı takım ligi yalnızca averaj farkıyla play-offları kaçırarak 7. sırada bitirince ve temelini kurduğu Crystal Palace da Premier Lig’e yükselince doğal olarak yeni sezona Bolton favoriler arasında gösterilerek girmişti. Bu sezona da yine kağıt üzerinde ligin iyi kadrolarından birine sahip olarak giriyorlar. Sorgulanmaya başlasa da gelecek vaat eden bir menajerlere de sahipler. Ligin kanımca öngörülmesi en zor takımı konumundalar. En fazla kötü senaryo olarak geçen sezondan daha kötüsünü geçiremezler tahmininde bulunulabilir.

Bournemouth: Sean Dyche’ın Burnley ile beraber Premier Lig seviyesine yükselmesi sonrasında kanımca Championship’in dar kadrolardan en iyi verim alan menajeri unvanının en çok hak eden ismi Eddie Howe’u menajer koltuğunda oturtan bir kulüp güney temsilcisi. Geçen sezonda dar kadrolarına rağmen play-off’ları kovalamış, ligi 10. sırada tamamlamışlardı. O kadronun en golcü oyuncusu Lewis Grabban’ı Norwich City’e sattılar. Yerini Coventry City’den transfer ettikleri Callum Wilson ile doldurmaya çalışacaklar. Ayrıca Junior Stanislas ve Dan Gosling gibi genç yaşlarında önemli potansiyel olarak gösterilmiş fakat o beklentileri sükût-u hayale uğratmış iki oyuncuyu da transfer ettiler. Howe bu isimlerden yine bu isimlerden azami verim alma başarısını gösterebilirse kendilerini play-off potasında dahi bulabilirler.

brentfordBrentford: Geçen sezon League One’de 2. sırada bitirerek Championship’e terfi etmeyi başaran Londra kulübü taraftarlarının aklında yakın dönemlerde Southampton ve Norwich’in başardığı arka arkaya 2 terfi ile Premier Lig’e yükselme hayali olsa da gerek kulüp yönetiminin gerekse de kulüp menajeri Mark Wurberton’un aklında daha ziyade ligde kalmak düşüncesinin olduğunu tahmin ediyorum. Tüm bunlara ilaveten iki sezondur takımın en golcüsü olan santrafor Clayton Donaldson’un da Birmingham City’e transfer olması bu hevesi kıran noktalardan biri. Her şey büsbütün olumsuz değil pek tabii. Moses Odubajo gibi birçok Premier lig kulübünün bile peşinde olduğu bir ismi kadroya kattılar. Odubajo’nun performansı da Brentford’un sezon seyrini belirleyecek unsurlardan olacak. Kanımca kümede kalma mücadelesi ile geçecek sezonları kendileri kadar rakiplerine de bağlı. Blackpool, Millwall, Rotherham United ve Birmingham City gibi takımların göstereceği performanslar da sezonu tabelada hangi sırada bitireceklerinde etken olacak.

Brighton & Hove Albion: Oscar Garcia’nın geçen sezonun ardından istifa etmesiyle göreve Liverpool efsanelerinden Sami Hyypia getirildi. Leverkusen’deki görece başarısız bir deneyim sonrası Hyypia kariyeri için farklı bir fırsat yakalamış oldu. Gus Poyet döneminden bu yana saha içinde daha çok Kıta Avrupası’na yakın tarzda bir oyun sergileyen bir takım Brighton. Kadro hem Poyet hem de Garcia döneminde yapılan transferlerle daha çok İspanyol ağırlıklı oyunculardan kurulu. Leo Ulloa’yı Leicester City’e satmalarının ardından yerine Chris O’Grady’i transfer ettiler. Kadroda ufak çapta bir revizyona gittiler. Hyypia’nın henüz istediği transferler tamamlanamadı. Yine de Brighton elindeki kadroyla çok aşağılara düşecek seviyede değil ama eğer Premier Lig’i hedefliyorlarsa kadro kalitesini yükseltmeleri ya da Hyypia’nın takımı beklentilerin üzerine çıkarması gerekecek. Bu sezon merakla takip edilmesi gereken takımlardan biri olacak Brighton.

Cardiff City: Premier Lig’den düşen üç takımdan biri olan Galler ekibinde beklendiği üzere Frazier Campbell ve Steven Caulker Premier Lig takımlarına transfer oldu. Bu iki ismin yanına transfer döneminin sonuna kadar Gary Medel, David Marshall ve Jordon Mutch isimlerinin eklenmesi neredeyse kesin. Tüm bunlara rağmen giden isimlerin yerine Adam Le Fondre, Kagisho Dikgacoi, Federico Macheda ve Javi Guerra gibi takviyeler yapmayı başardılar. Hala daha ligin en iyi kadrolarından birine sahipler. Ole Gunnar Solskjaer’den beklentiler ilk sezonda Premier Lig’e geri dönüş yönünde. Ama bir yandan Vincent Tan gibi sorunlu bir başkana da sahipler. Her an iyi giden bir takımı dahi bozabilecek potansiyelde bir başkandan bahsediyoruz. Zirveye yakın ve genel seyirde iyi giderlerken Championship’te çok da anormal karşılanmaması gereken üst üste 2-3 yenilgi alırlarsa saçma sapan yollara başvurabilir örnek verecek olursak. Zaten takımın renklerini maviden kırmızıya çevirmesi ile taraftarlar tarafından nefret edilen bir başkanken diğer takımlarda olağan kabul edilebilecek sorunlar Cardiff’te çok daha büyük yıkımlara neden olabilir.

cardiffCharlton Athletic: Geçen sezon içerisinde Standard Liege’nin de sahibi olan Belçikalı iş adamı Roland Duchâtelet’in kulübü satın almasıyla birlikte önceki sezonlarda Watford’un yaptığının bir benzerini yapabilirler mi düşüncelerini herkesin kafasında oluşturmuşlardı. Ocak ayında Belçika liglerinden birçok oyuncu kadroya katılmış ama sezon ekseriyetle kümede kalma mücadelesi ile geçmişti. Duchâtelet, Chris Powell’ın yerine Mart ayında göreve gelip son sırada devraldığı takımı kümede tutan Jose Riga ile sezon sonunda beklenmedik şekilde yola devam etmeyip bir başka Belçikalı Bob Peeters’ı göreve getirdi. Bu karar Duchâtelet’in yönetim tarzı konusunda iyi bir intiba oluşturmadı. Bu hamle Charlton’ın daha ziyade bir başkan kulübü olacağını gösteren bir alamet olarak yorumlandı. Bu yaz yapılan transferler ve kadrodaki mevcut oyunculardan da anlayabildiğimiz Watford gibi beynelmilel bir takım olacaklar. En büyük sıkıntıları geçen sezonki en iyi oyuncuları Diego Poyet’in West Ham United’a transfer olması. Mevcut kadrodaki oyunculardan performansı geçen sezon Poyet gibi öne çıkan isimler olursa çok iyimser bir tahminle play-off bile kovalayabilirler. Ama beklentiler daha çok bu sezon da kümede kalma mücadelesi verecekleri yönünde.

Derby County: Geçen sezon Premier Lig’e çok yaklaşmışlardı. Play-off finalinde rakipleri QPR 10 kişi de kalmıştı ama son dakikalarda yedikleri gol ile hayalleri yıkıldı. Her ne kadar hem sezon başı beklentilerinde hem de Nigel Clough kovulup yerine Steve McClaren geldiğinde kimse Derby’nin sezonu bu noktada bitirebileceğini tahmin etmiyordu. Beklentilerin üstüne çıktıkları bir sezonun ardından yeni sezona girecekler. Takımdan ayrılan oyuncular nicelik olarak fazla olsa da nitelik olarak çok fazla etkileyecek isimler değil. Asıl sorun geçen sezonki başarıda katkı yapan kiralık oyunculardan kadroda yalnızca George Thorne’u tutabildiler ama o da şanssız bir çapraz bağ sakatlığı yaşayıp sezonu neredeyse şimdiden kapadı. Transferde de şu ana dek daha ziyade potansiyelli gençler tercih edildi. McClaren da geçen sezon olduğu gibi kiralık pazarında kozlarını oynayacaklarını açıkladı. Mevcutta ligi 3. tamamlamış ve play-off finali oynamış kadronun iskeletini koruyan ve ekseriyetle de genç bir kadroya sahipler. Zirveye oynayacaklardır ama kiralık transferlerden alacakları katkı direkt olarak yükselmelerini dahi sağlayabilir.

fulhamFulham: Üç ayrı menajer yönetiminde geçirdikleri sezonun ardından Premier Lig’e 13 yıl sonra veda ettiler. Martin Jol ile başlayıp René Meulensteen ile devam ettiler ve Felix Magath ile sezonu tamamladılar. Yeni sezona da Alman menajerin yönetiminde girecekler. Almanya’da Magath hangi kulüpte görev yaptıysa sergilediği transfer stratejisini bu yaz Fulham’da da sergiliyor. Fulham’da bunu biraz mecburiyetten yapıyor diyebiliriz. Geçen sezon ilk 11 veya yedek kulübesinden düzenli olarak şans bulan oyunculardan kadrodan ayrılanları saymak yerine kalanları saymak daha kısa sürecektir ki bunlardan da birkaçının transfer döneminin sonuna dek ayrılmaları sürpriz olmaz. Ayrıca bu yazın Championship’te en çok ses getiren ve sorgulanan transferine de imza atan takım oldu Fulham. Leeds United’dan geçen sezonun gol kralı 28 yaşındaki İskoç santrafor Ross McCormack’ı 11 milyon pound bonservis bedeli karşılığında transfer ettiler. Bu seviyede golcülüğü tartışılabilecek bir isim değil ama yaşının da etkisiyle verilen bonservis bedeli ekseriyetle eleştiri konusu oldu. Bunun dışında birçok isim kadroya dâhil edildi ve edilecektir de. Oynattığı oyun tarzından ötürü zaten geniş bir kadro kurmasıyla bilinen Magath’ın Championship gibi maç trafiği çok daha yoğun olan bir ligde daha da geniş bir kadro kurması olağan. Magath’ın İngiltere’deki ilk tam sezonu nasıl seyredecek Championship’in bu sezon merakla takip edilecek noktalarından biri.

Huddersfield Town: Championship’in gelecek vadeden, dar kadrolardan verim alma konusunda maharetli menajerlerinden Mark Robins yönetiminde orta sıralarda bitirdikleri bir sezonu geride bıraktılar. Geçen sezonki kadrolarında düzenli oynayan yalnızca Peter Clarke ile yolları ayırdılar ki yerini doldurabilecek Lee Peltier transfer edildi. Ayrıca yıllardır Nottingham Forest’ta oynayan ligin iyi orta saha oyuncularından Radosław Majewski’yi transfer ettiler. Sezon içerisinde kiralık oyuncu pazarından iyi oyuncular kadrolarına ekleyebilirlerse Robins yönetiminde play-off’u zorlayan bir performans bile sergileyebilirler.

bugra.aydar@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay Kerimoğlu transfer olunca daha da...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı Jailson, Gustavo ve Ozan ile...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini çok andıran bir sorunsal daha...

AYAN, PİNHAN VESAİRE

AYAN, PİNHAN VESAİRE “Reklam, talep yaratma sanatıdır.” American Marketing Association (AMA) reklamı bu sözlerle tanımlar. Reklam ve genel olarak pazarlamayı ele aldığınızda en kısa ve en efektif...

Benzer Konular