VOLKAN ÇALIŞKAN İLE DOBRA DOBRA

19/06/2019          

Eski Fenerbahçe televizyonu yorumcusu, spor yazarı Volkan Çalışkan ile Fenerbahçe ve Türk futbolu üzerine söyleşi yaptık herkese keyifli okumalar.

*** Volkan Çalışkan kimdir ?

1972’de İzmir’de doğdum. Eğitim ve iş hayatıma İzmir’de başladım. Yüksek öğrenimimi Celal Bayar Üniversitesi Pazarlama yönetimi bölümünü okuyarak tamamladım. 30 yaşıma kadar memleketim İzmir’de yaşadım. Sonrasında İstanbul’a geçtim. İş hayatımı pazarlama ve halkla ilişkiler üzerine sürdürdüm daha sonra spor medyasında yazılı ve görsel basında çeşitli kurumlarda yorumculuk yaptım. Evli ve 1 kız çocuğu babasıyım.

*** Spor yazarlığı ve yorumculuğa nasıl başladınız ?

Aslında ben kendimi gazeteci olarak tanımlamıyorum. Gazeteci olarak tanımlanmayı da doğru bulmuyorum. Nedeni bunun akademik eğitimini almadığım için gazetecilik eğitimini alanlara saygımdan, bir diğer nedeni de basın sektöründe gazeteci kılığında gezenleri gördüğüm için onlarla aynı safta olmadığımı belirtmek için. Bazen spor yazan ve yorumlayan bir sporsever olarak kendimi tanımlayabilirim. Ulusal bazda uydu üzerinden yayın yapan televizyon kanalında çalışarak işe başladım o günden beri spor medyasında yazılı ve görsel basında çeşitli yerlerde yer aldım.

*** Spor medyasında yazarlık ve yorumculuk mesleği hedefi olan gençlere tavsiyeleriniz nelerdir ?

Öncelikle spor hakkında ilgi sahibi olmaları, sporu takip eden insanlar olmaları gerekir ayrıca bunu gazetecilik anlamında meslek olarak hedef görüyorlarsa gazetecilik mesleğinin gerekliliklerini yerine getirmek konusunda istekli olmaları gerekir. Birden çok spor branşını gerek kural anlamında gerekse güncel gelişmeler anlamında ilgi ve bilgiye sahip olmalılar. En az 2 spor branşında uzmanlaşmaları önemli diye düşünüyorum. Branş konusunda uzmanlaşmak ayrıcalıklı olmasına sebep olacağını söyleyebilirim.

*** Sizin sosyal medya da meşhur olan bir videonuz var. Fenerbahçe basketbol takımı 2017 yılında Olympiakos’u yenip şampiyon olduğu Euroleague finali maçını evinizde televizyon karşısında hıçkıra hıçkıra ağlayarak izlerken gizlice çekilmiş bu görüntünüzden biraz bahseder misiniz ?

Eşimin benden habersiz çektiği bir video. O gün bütün Türkiye’de milyonlarca Fenerbahçeli taraftarın yaşadığı hissi yaşamıştım ve çok duygulanmıştım. Bir Fenerbahçeli olarak Fenerbahçe’nin Avrupa Şampiyonu olmasından gurur duydum ve  benimle aynı renklere gönül veren kızıma sarılarak sevinç gözyaşları döktüm, güzel bir hatıra oldu.

Benim için bu hatırayı özel kılmasının bir diğer nedeni şöyle; o video çekildikten sonra Fenerbahçe televizyonunda adını anmak istemediğim FETÖCÜ olması dolayısıyla yönetim tarafından işten çıkarılan bir çalışan ile stüdyoda denk geldim bana demişti ki “Fenerbahçe kazandı yine ağlamışsın”. Ben de demiştim ki “biz Fenerbahçe kazandığında ağlayanlardan olduk, sizler gibi kaybettiğimizde gülenlerden olmadık diye yanıtladım”. Bu hatıranın benim için anlamlı olmasının nedeni verdiğim bu yanıttır.

*** Sizi Fenerbahçeli kimliğinizle tanıdık radyo Fenerbahçe ve Fenerbahçe televizyonunda neden yorumculuğa devam etmiyorsunuz ?

Ben Fenerbahçeli kimliğimi hiçbir zaman saklamadım çünkü ben sporun hiçbir dalında tarafsızım diyene inanmıyorum aslında tarafsızım diyen bana göre tehlikeli insandır, tarafsız olmak demek her tarafa gidebiliyor olmak demektir.

İnsanın bir tarafı olmalı ama dürüst ve ahlaklı olmalı önemli konu budur bence. Taraflı insanlar bana daha güvenilir ve daha yakın gelmiştir her zaman. Fenerbahçe radyo ve televizyonlarında şuan beni değerlendirmemesi ve düşünmemesinin nedeni eski yönetim döneminde yorumculuk yapmam bunun dışında kişisel sosyal medya hesaplarımdan görüşlerimi çok net ortaya koyduğum için, o insanların büyük olasılıkla benimle aynı ortamda bulunmak istemediklerinden ötürü…

Ben hiçbir zaman Fenerbahçe’nin radyo ve televizyonlarının kurumsal elemanı olmadım, bana ihtiyaç duyduklarında yorumculuk için davet ettiklerinde dilimiz döndüğünce işimi yapmaya çalıştım bugün gideriz, yarın yine yorumculuk görevini layıkıyla yerine getirmeye çalışırım ama siz olursunuz ama bir başkası olur diye ifade edebilirim.

*** Fenerbahçe futbol takımının 2018/2019 sezonunda başarısız olmasının sebepleri nelerdir ?

Fenerbahçe futbol takımını yönetimsel, idari ve teknik olarak 3 ana başlıkta değerlendirecek olursak çok ciddi hatalar yapıldı başarısızlığın başlıca nedeni bunlardır. Futboldan sorumlu yöneticilerin konuya bakış açılarındaki yetersizlikler bilinçli, planlı ve mantıklı değil tamamen gündem üzerinden yönlendirilmiş eylemlerle hareket ettiklerinden, idari anlamda baktığınız zaman görevli personel anlamında baktığımız zaman tercihlerin yanlışlığı ve yetersizliği etkili oldu.

Fenerbahçe takımını doğru bir teknik kadro seçimi ile mevcut kadrosuyla iyi işler yapabileceğini ifade etmiştim. Yanlış teknik kadro tercihinde bulunan mevcut başkan ve yönetimi başarısızlığın sorumlusudur.

*** Fenerbahçe yönetimi futbol takımının önümüzdeki sezon şampiyonluğa oynayacak kapasitede bir takım olabilmesi için ne gibi adımlar atması gerekir ?

Fenerbahçe doğru bir teknik kadro yapılanmasına gitmediği sürece hem kısa vadede hem de uzun vadede başarılı olamaz. Fenerbahçe’nin mevcut teknik kadrosuyla önümüzdeki sezon şampiyonlar ligine gidebileceğini mümkün olarak görmüyorum maalesef. Fenerbahçe’nin şampiyonluk anlamında şampiyonlar ligine katılması çok önemli ama mevcut teknik anlayışla başarı sağlanacağını düşünmüyorum. Bu teknik kadro ile başarılı olabilmesi için verilen emeğin iki katını vermesi gerekir ki böyle bir ihtimal söz konusu olsun. Yönetime ve taraftara çok büyük görev düşüyor bu sezon.

*** Fenerbahçe’de 3 transfer yapma hakkınız olsa hangi mevkiye kimleri koyarsınız ?

Bence mevcut yapıda özellikle savunma hattında eksilmeler olma ihtimali var ve öncelikle takıma birinci stoper olacak seviyede oyuncu, önde birinci santrafor ve ikinci santrafor olarak tanımlayabileceğimiz 2 forvet oyuncusu benim önceliklerim… Bunun dışında mevcut Fenerbahçe kadrosunda transfer yapmayı düşünmezdim ama başkanın en son mali genel kurulda açıkladığı zaten transferler bitmiş Uefa kararını bekliyor.

Aslında transfer mevzusunu yönetim transfer düğmesine bastıktan sonra konuşmak çok daha mantıklı olacaktır çünkü şuan ne konuşsak boş görüntüde ama mevcut şartlarda bir tane stoper, iki tane forvet alırım ve iyi bir teknik kadroyla bu takım şampiyonluğa oynar duruma gelir.

*** Yargıtay Fenerbahçe’nin FETÖ örgütü tarafından yapılan sike kumpası kararını onaylarsa bundan sonraki süreç nasıl olur ?

Yargıtay kararı ve bu kararın nasıl gerçekleşeceği birtakım detaylar dahil avantajlar ve dezavantajlar var. Fenerbahçe’nin rahatlaması ve önün açılması gibi önemli bir adım olarak görülse de Fenerbahçelilerin unuttuğu birşey var ben bunu daha önceki yıllarda birçok Fenerbahçeli ile sohbet ederken çok söyledim. Fenerbahçeliler zannediyor ki yargıtay kararı onaylarsa bütün kapılar Fenerbahçe için açılacak, bütün imkanlar sunulacak, kumpası yapanlar özür dileyecek ve istediklerimiz yerine getirilecek zannediyorlar maalesef. Yargıtay kararının onanması demek Fenerbahçelilerin 4 Temmuz sabahına dönmesi ve mücadelenin asıl şimdi başladığını göstermesi gerektiği olacaktır.

*** Fenerbahçe Kulübü 600 milyon euro borcu nasıl yaptı ?

Fenerbahçe Kulübünün 600 milyon euro diye bir borcu yok  yani bu miktarda bir borcu yoktur. Son 8 seneye baktığımız zaman Fenerbahçe’nin kasıtlı bir şekilde sahip olabileceği gelirlerden mahrum bırakılması bunlardan bir tanesi kumpas kurulması nedeniyle hak edilmiş Şampiyonlar ligine 3 kez katılım hakkı elinden alınmış bu minimum 200-250 milyon euroluk bir gelirden bahsediyoruz bunun dışında sponsorluk gelirleri Fenerbahçe Kulübünden çalındı bazı Fenerbahçelileri Fenerbahçe’ye sponsor olmasını engellediler ve ciddi anlamda kulüp ekonomik anlamda zarar gördü.

Tabii ki dönemin yönetiminin yönetimsel hataları da var. Geçmiş transfer ödemeleri hakkında konuşuluyor ama ben bunun çok bağlayıcı ve asıl borçların tanımlanmasıyla ilgili etken olduğunu düşünmüyorum. Ne kadar eleştirsem de asıl borçların bu seneki mevcut yönetimin yaptığı transferler olduğunu da düşünmüyorum çünkü maksimum zararı 30-50 milyon euro arasındadır diye tahmin ediyorum ki bu kadar çıkmama ihtimali olmaması da göz önünde bulunduruyorum.

Futbol içerisinde kar ve zarar durumlarını normal karşılıyorum ama bahsedilen 400 küsür milyon euro borcun oluşmasının temel nedeni en başta söylediklerimdir. Mevcut yatırım yapması gerek yok, iyi bir takım kurup gerek Avrupa kupalarında gerekse ligde başarılı olduğu sürece elde edeceği gelirle altından kalkılabileceğini düşünüyorum. Fenerbahçe’nin 80-100 milyon euro civarında bir parayı döndürmesi gerekir bu bazen alarak olabilir, bazen de satarak…

*** Yeni federasyon başkanı aynı zamanda Fenerbahçe kongre üyesi Nihat Özdemir oldu. Nihat Özdemir’in federasyon başkanı olmasını nasıl buluyorsunuz? Özdemir mevcut Fenerbahçe yönetimi ile uyum sağlayabilir mi ve Türk futbolunun gelişmesi için ne gibi adımlar atmalı ?

Şimdi şöyle söyleyeyim mevcut düzende atanan özellikle seçtiğim bir kelime “atanan” federasyon başkanlarının hangi takımlı olduğunun öneminin olmadığını düşünüyorum. Türk futbolunun yapısal anlamda ciddi problemleri var.30-40 yıla dayanan yasadışı Cemaat örgütünün Türk futboluna etkisi var bundan Türkiye Futbol Federasyonu’da ciddi anlamda etkilenmiş durumda. Gerek idari yapısı gerekse yönetimsel anlamda hala daha Cemaat etkileri görülmektedir. Kulüpler birliği ile ortak yapısal değişiklikler yapılması gerekiyor. Profesyonel futbol disiplin kurulu ve merkez hakem kurulu TFF bünyesinden çıkarılıp ayrı bağımsız bir kurum olması gerektiğini düşünüyorum. Nihat Özdemir veya bir başka ismin önemi yoktur, federasyon başkanı her kulüple uyumlu olmalı ve her kulübe eşit mesafe içerisinde davranmalıdır.

*** Futbolda teknolojik yenilik olan VAR (Video Assistant Referee)  hakkında ne düşünüyorsunuz, ülkemizde doğru mu uygulanıyor?

Pozitif katkısı olabilir, ne kadar hızlı ve adil kullandığınıza bağlıdır. VAR sistemi faydalı bir sistemdir ama pratikte nasıl kullanıldığına bağlı diye düşünüyorum. Türk futbolunu yöneten hakemler değişmediği sürece VAR sisteminden pozitif sonuç beklemek hayal olur. Türk futbolunda dürüst ve ahlaklı hakemler olmadığı sürece, MHK belli oluşumlara hizmet ettiği sürece Video yardımcı hakem teknolojisi sistemi bazı şeyleri değiştirmez.

*** Türk futbolunda yabancı sınırı getirilmeli mi? Türk futbolunun gelişememesinin nedenini yabancı sınırı getirilmemesine bağlanılıyor nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Yabancı sınırı getirmek kadar saçma bir konu yok. Manchester City çok zengin bir kulüp 100 milyonlarca para harcıyor altyapı kuruyor Avrupa’da başarılı oluyor, Türk futbolunun gelişememesinin nedeni Türk futbolunu yönetenlerin zihniyetinin değişmesi gerekir. Oyuncunun uyruğu değildir oyunu sahada oynatan onu yönetenlerdir.

*** Anadolu Efes basketbol hocası Ergin Ataman geçenlerde yaptığı basın açıklaması hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ?

Final serisi de devam ediyor ama o şahıs bugünün konusu değil. Sporun tanımına, sahip olduğu değerlere tamamıyla aykırı biri, ne sportif ne ahlaki anlamda bu ortamda yer almaması gereken bir kişi.

*** Son sorum Amatör şubelerde küçülmeli mi Fenerbahçe?

Fenerbahçe bir sezonda 5  branşta ulusal şampiyon olan dünyadaki tek kulüptür. Ben bir Fenerbahçe taraftarı olarak olarak benim kulübüm bir sezonda 5 branşta Avrupa şampiyonu olmasını isterim. Fenerbahçe kulübü bu ülkenin kurucu değerlerine bağlı ahlaklı sporcular yetiştirme misyonu olan bir kulüp bana göre hiç bir branşta küçülmemeli daha da büyümeli hatta kadın futbol takımı kurulmasını isterim, şubelerde maddi anlamda değişkenlik gösterebilir ama bu şubeler kapanmamalı kesinlikle.

*** Şahsım ve ABCSpor sitesi adına teşekkür ederim benimle söyleşi yaptığınız için, söyleyeceğiniz başka bir şey var mı?

Sağol, ben teşekkür ederim kardeşim hayatında başarılar dilerim…Kolay gelsin.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: baran.caydas@abcspor.com

YORUMLAR