“VAR” MIYIZ “YOK” MUYUZ?

08/11/2018          

Çocukluk günlerimdi, öyle şimdiki gibi ultrason, doppler, MR veya bilimum tıbbi tektik ve görüntüleme işleri yoktu. Giderdin, geneli gayr-i müslüm bir doktora, “neyin var oğlum, aç sırtını” derdi, 3 dakika dinler, pek te gelişmemiş bir yöntem olsa da, kapkara bir röntgen filmi yazar, kan tahlili, %99.9 doğru teşhisi koyardı. O günlerde ben milletin birbirine ,”Necla hanım şuradaki dahiliyeci iyiymiş, Mehmet amca Sarıyer devlette bir kalp damarcı var, ona bir git görün dediğini hiç duymadım. Zamanla her imkana sahip olduk, herşeyimiz ilerledi ama bu kez de gördüğünü daha net görüp, doğru yorumlayan DOKTOR bulamaz olduk. Kısacası tıbbiyeden herşey yetişiyor da, bir tek doktor yetişmiyor.

Bu ne alaka diyen birçok okurum da çıkacaktır ama geçen hafta artık “dama” dedirten hakem olaylarından sonra da kesinlikle VAR gibi (Video yardımcı hakem) uygulaması desteği, 4.hakem yok 5.hakem, kulaklıkla anı bildirim desteklerine rağmen bu topraklarda hakem yetişmiyor. G.saray yorumcusu olmamdan dolayı birçok kişi sarı kırmızı gözlükle baktığımı düşünebilir ama inanın ligin 11.haftası sonu 17 takımında tek şikayeti var, o da VAR!!

Geçmiş yıllarda, yan hakem atlamış, tercih hakkıyla penaltıya hükmetmiş, bence faul faul gibi olmalı gibi deyimler kullanır, “hakem o da insan, 1 saniyede karar veriyor” derdik, kısacası herşey daha organik daha naturaldi. Bol malzeme çıkar ama bunu bir biçimde tolore ederdik. Hatta daha güzeli adam gibi GOL’e sevinirdik. Şimdilerde pokerde kare bulmuş bir adamın illa kasaya da per bulması gibi, orta sahada onay bekliyoruz.

VAR sistemi geldiğinde bir an için gerçekten herşeyin daha adaletli olacağını düşünmüştüm. Riva’da tonlarca para karşılığı kurulan VAR sisteminin hakem hatalarını en aza indireceğini var sanıyordum. Ama inanın gelinen 11 hafta , toplam 99 maçta işin boku çıktı! İstenildiğinde gidip TV işaretiyle bakmalar, bazen hiç bakmamalar, 3 pozisyon öncesine dönmeler, en çarpıcı 2 örnekle Fenerbahçe-Başakşehir maçında en can alıcı yerde devre dışı kalması ve son olaylı derbideki skandallar.

Bu akşam PFDK raconu kesti. Gelene gidene ceza yağdırdı ama mesela Belhanda’yı es geçti. Fırat beye 1 hafta maç vermeme cezası verirken,(beklenen sonuçtu), isyan edene 7 maç verdi. İşte Türk futbolunun adalet anlayışı! Oysa sayın Aydınus herşeye rağmen son saniyede SOLDADO ve BELHANDA arasındaki olayı (gördüğü halde müdahele etmedi), sarı ya da kırmızıyla cezalandırsa hiç bugünlere gelinmeyecekti. Komik tarafı maçtan sonra (maçın içinde hiçbir işe yaramayan) VAR’ın başına dizilip, ARKA SOKAKLAR dizisindeki komiserler gibi suçlu tespitiydi.

Avrupa maçları öncesi sevkleri ve cezaları açıklamaları ise ülke futboluna nasıl baktıklarınında göstergesi olarak kayıtlara geçti. Kısacası nasıl tıbbiye kısmını ozetlediysek, hakemlik müessesesinde de durum pek farklı değil. Elde bir de bu imkanlar varken, herşeyin hatta rahmetli olan bir taraftar dostunda önüne geçmesi. Sonra bakarız Avrupa’ya 80’lerdeki gibi uzaklardan, her geçen sene düşen kadro kalitelerimizle, zayıf guruplardan bile çıkma mücadelesi vermekle. Evet yönetimler, kulüpler, hocalar, taraftarlar, medya herkes hatalı da, peki ya siz sevgili ADALET ELÇİLERİ ??

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: iskender.genc@abcspor.com

 

YORUMLAR