VAR ASLINDA YOK

07/10/2018          

VAR ASLINDA YOK

Dünya kupasındaki harika örnekleri gördükten sonra, VAR sisteminin en büyük savunucularından olmuştum. Özellikle Türkiye gibi eyyama bayılan hakemlerimiz için birebir diye düşünüyordum. Öyle ya, Dünya kupasında kritik hataları neredeyse sıfırlamıştı. Evet hakem hataları tadı tuzu biberiydi belki futbolun, ama bazen hak etmeyen kazanıyordu. Bir senenin emeği boşa gidiyordu. Hatta Dünya kupasında dört senenin emeği gidiyordu. İşte bu sebeplerden dolayı VAR’ı çok faydalı buluyordum.

Ancak haftalardır VAR rezaletleri yaşıyoruz. Ama bu hafta artık yetti dedirtti. Evvelsi gün Muslera’nın havada uçan tekmesin es geçen, bugünün ilk önemli maçında Başakşehir’in bariz golünü yiyen rezil yan hakeme o an için offline (!) olan VAR, gecenin son önemli maçında gene rezil kepaze idi. Hele hele 2. Penaltı (!) pozisyonunda VAR ekranına gelen hakem hala penaltı çalabiliyorsa, o hakeme hakem falan denmez. 165 ilk adam kendisinden iki kafa uzun ve iri adamı ikiside birbirinin omzuna kol koyulmuşken, 20-25 cm kısa adam öbürünü nasıl düşürür? Pozisyonu izleyen her beyni olan arkadaş, orada bunun fizik olarak imkansız olduğunu görür. Hakem dönemedi kararından, çünkü çiçek dağıtır gibi dağıttığı sarı kartların iki tanesini orada göstermişti bile. Çıkardığı o kartları nasıl ve nereye sokacağını bilmediğinden, VAR’a rağmen, eyyamın kralını yaptı ve penaltıdan dönmedi.

Maçın 90 dakikasında o kadar çok sarı kart gösterdi ki, sanırsın sahada meydan muharebesi vardı. Standart maçta neredeyse her harekete sarı çıkardı. Ve gene bu rezil hakem, avantajları kesti durdu. Konya’nın ofsaytını Beşiktaş topa devam ederken avantajı kesti. Top geriye geldi, topu kapan Konya mucizevi bir gol kaçırdı. Gol olsa ne olacaktı? Aynı pozisyon yaklaşık 7-8 dakika sonra tekrar oldu bu sefer avantajı verdi. Ne değişti?

Burada Beşiktaş hakem yüzünden puan kaybetti demek istemiyorum. Hakem kötülemesi yapmak huyum değildir. Maç uzatmada gol olmasa aynı satırları yazacaktım. Sahada iki tane maçı isteyen takım vardı. Maç birinden tam gitti derken, döndü, sonra tekrar gitti. Hakem müdahil olmasa, aptal saptal kararlar vermese, belki de haftanın en güzel  maçlarından biri olacaktı.

Neyse gelelim takıma. Hala orta saha oturmadı ama asıl sorunun derini sol bek tarafı. İki maçtır Caner takımı yakıyor. Onun kanadı adeta koridor. Abisi yaşındaki Adriano’yu arıyor gözler. Hücuma’da faydası sıfır. Şişirme berbat ortalara, birde utanmadan el kol hareketleri yapıyor. Yediği gollerde hatası olmamasına karşın, Karius hafta içi yediği şansız golden çok etkilenmiş gördüm. Derhal toparlanmalı ve takımı atağa çıkaran hareketlerine devam etmeli. Ljajic iyi kumaş diyoruz ama, henüz katkısı yok. Şenol Güneş çok zor durumda yaptığı Lens ve Oğuzhan değişikliği ile az kalsın alıyordu maçı. Oldukça formdaydı bugün. Lens bence sene başından beri iyi. Daha çok süre almalı. Quaresma’dan vaz geçmek zordur ama bugün kolaydı. Neyse ki hoca süratli davrandı, atar fotoğrafı veremeyeceği devre arasında dışarı aldı. Hem verimsizdi, hem de atmak için bahane arayan kepaze hakeme ikinci yarıda atma imkanı vermedi.

Ana sıkıntı, 10 numara poziyonundaki adamdan verim alamıyor Beşiktaş. İlk sene şampiyonlukta Sosa’nın ikinci şampiyonlukta Talisca’nın etkisi büyüktü. Talisca belki klasik 10 numara değildi ama, o kadar çok gol atıyordu ki, maçı alıp götürüyordu. Tabi geçen senenin ortasına kadar Demba Ba, Gomez, Aboubakar, Cenk gibi ligimizin çok üstündeki golcüler de Beşiktaş’ı ileri itiyordu. Bu iki kritik noktadan hala verim alamıyor Beşiktaş. Ljajic’in bir an evvel oyuna dahil olması gerekiyor. Sosa’da bir sene beklemiştik o verim için. Şimdi o kadar süre yok. Devre arasında da, nereden bulacaksa bir golcü bulmalı. Love hala verimli değil, alternatifleri de, düzgün alternatif değil.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: cuneyd.yuzak@abcspor.com

twitter: @cyuzak

YORUMLAR