ŞÜKÜR KAVUŞTURANA

10/09/2017          

Sene 2016. Sevgilim yurt dışı seyahatine gitmiş bir aydır görüşemiyoruz. Bir pazar sabahı, bak hiç unutmam o günü, kapı çaldı. Kapıyı açtım ana o ne! Aga anın şokuyla bir-iki saniye duraksadıktan sonra bir sarılmışım var ya en az 15 dakika öyle kaldık.

 

Şimdi size bu hikayeyi anlatmamın iki sebebi var. Birincisi Karşıyaka taraftarının, o çok özlediği mücadeleci Karşıyaka’ya uzun bir aradan sonra kavuşması, ikincisi abi maç yazısı yazmak benim yapabileceğim iş değil, ben böyle okulda arka bahçede sigara içen tipim. (Bununla övünmüyorum, aksine sigara içme zayıflığını gösterdiğim için kendime kızıyorum ama o ayrı bir konu.)

 

Abi, dedim size gelin izleyin bu maç kaçmaz diye, dinlemediniz. Ama yine de stadda en az 7 bin kişi vardı. Meşaleler yandı, konfetiler patladı, besteler söylendi. Valla yanlış anlamayın ama tribün bayram yeriydi.

 

Maça hızlı başladık. Zaten biz genellikle hızlı başlarız maça, hızlı başlar golü atar savunmada bekleriz. Severiz yani rakipleri çileden çıkartmayı. Bu maçta aynısını yapacaktık ki 16. dakikada attığımız gole Silivrispor 36. dakikada cevap verdi. İlk yarının kalan 9 dakikasını da iki takım rolantiye alınca soyunma odasına berabere gidildi.

 

Karşıyaka 2. devreye de hızlı başladı ve 56. dakikada Battal Demirbilek’in attığı golle 2-1 öne geçti. Şimdi siz muhtemelen Battal’ı tanımıyorsunuz, ben hemen onu bir cümleyle özetleyeyim. Kendisi küçük yüreği büyük adam. Küçük derken o kadar değil yani boyu 1.83 ama malum Atatürk stadyumundan bakınca biraz küçük gözüküyor.

 

Yazımın sonuna gelirken Karşıyaka’nın 2 maçta aldığı 4 puanla 6. sırada olduğu bilgisini de vereyim size. Yani meraklısı zaten biliyordur ama ben yine de yazayım yoksa Burak abi’den uyarı alıyorum. Burak abin kim diyorsanız o da başka yazıya artık. Sevgili okuyucularım (cümleye böyle başlama hayali ile bu işe girdim). Ne demiştim en son heh; sevgili okuyucularım en içten dileklerimle iyi haftalar dilerim…

mail: taha.sefali@abcspor.com

twitter: @TahaSefali

YORUMLAR