SON MOHİKAN PATRICK RAFTER

18/10/2016          

EMRAH

Avustralya’da büyük şehirlerde evlilik oranı ve çocuk sayısı azdır. Buna karşın küçük kasabalarda ise erken yaşta hamile kalma, evlenme ve çok çocuklu aile sayısı inanılmaz derecede fazladır. Bunun sebebi de özellikle internetin dünyayı küçültmediği çağda, sahil kesimlerinde 2 S’den ( sörf ve seks ), iç kesimlerde ise S’den ( seks ) başka yapacak şey olmamasıdır.
Patrick Rafter’da, Queensland’in iç kesimlerinde yer alan bir maden kasabası olan Mount Isa’da, 1971 yılında 9 çocuklu bir ailenin 7. çocuğu olarak dünyaya gelir.
Maddi sıkıntılar çeken Rafter ailesinde Pat tenise 5 yaşında 3 büyük abisiyle oynayarak başlar.
Günümüzde nesli tükenmeye yüz tutan First-Strike tenisçilerin son temsilcilerinden olan Rafter sürekli aynı stille ( servis – vole ) oynamasına rağmen ritmini bulması ve oyununun olgunlaşması çok geç olur. 26 yaşına geldiğinde sadece bir turnuva şampiyonluğu vardır.
1997 Roland Garros’ da stiline en ters zemin olan toprak kortta yarı finale yükselir ve birden spot ışıklarını üzerine çevirir. Ama 97 yılı onun için çok daha güzel sürprizlere gebedir. Amerika Açık’ı Greg Rusedski’yi finalde yenerek kazanır. Final yolunda ise iki Amerikalı Chang ve Agassi’yi geçer ve kendisiyle kibirli Amerikalılar ( Sampras, Agassi, McEnroe) arasında yıllar boyu sürecek didişme de başlar.
rafter-9Rafter 98 Amerika sezonuna daha da hızlı girer, US Open’a, Toronto ve Cincinnati’yi peş peşe kazanarak gelir. Yarı finalde, birkaç hafta önce Cincinnati finalinde yendiği Sampras’ı 5 sette geçer ve demeç savaşları başlar. Cincinnati finalinden sonra Sampras’a, Rafter’la oyun stillerinin çok benzediği aralarındaki farkın ne olduğu sorulur o da küstahça ” 10 Grand Slam ” cevabını verir ve US open’ı “bir kez daha kazansın ondan sonra bizi aynı cümlede kullanın” tarzı bir havası vardır.
Eski yıldız tenisçiler, günümüzdekiler gibi steril, etliye sütlüye karışmayan tipler değildi. Özellikle Sampras döneminin Chuck Norris’iydi. Hiç kimse Pistol Pete’den iyi oynayamaz ancak Sampras “O” gün kötü oynayabilirdi.
Amerika Açık yarı finalinden sonra Sampras yine o gün kötü oynadığını söyleyip Rafter’ı tebrik etmeyince, Pat adeta çıldırır ve türkçeye ” Yeter be kardeşim bir kere de rakibim benden daha iyi oynadı de ” diye çevirebileceğimiz cevabı yapıştırır. Finalde de vatandaşı Mark Philippoussis’i yenerek ünvanını korur.
97 ve 98 Amerika Açık finallerinden kazandığı paranın kuruşu kuruşuna yarısını Queensland’de bir çocuk kurumuna bağışlar. Hatta bunu medyadan gizlemeye çalışır ama başarılı olamaz. Böylece sıkıntılı çocukluğuna rağmen hayattan kazandıklarını bir şekilde yine çocuklara geri verir.
rafter-101999’da bir haftalığına da olsa Dünya 1 numarası olan Rafter’ın omuzundaki sakatlık kendini hissettirmeye başlar ve sıralamada ilk 20’nin gerisinde kalır ama yine de Wimbledon’da yarı finale yükselir ve 3 yıl sürecek olan Agassi’yle Wimbledon yarı finali serüveni başlar. İkisi 5 sete giden bu üç maç bana göre en az Federer-Nadal maçları kadar klasiktir. Birbirinden tamamen farklı iki stil arasındaki maçlar inanılmaz rallilere sahne olur. Döneminin Kafelnikov’la beraber en iyi servis karşılayan baseline oyuncusu, tarihin gördüğü en iyi file önü oyuncusuna karşıdır. Bu maçlardan ilkini Agassi kazanırken 2000 ve 2001 yıllarında finale Rafter yükselir. 2000 yılında Sampras’a kaybeden Pat, 2001’de ise turnuvaya Wild Card’la katılan ve daha önce iki kez final kaybeden, dünya 125.si Goran Ivanisevic’e 5 sette yenilir.
2002’de bütün kariyerini etkileyen omuz sakatlığı sebebiyle tenisi bırakmak zorunda kalan Patrick Rafter, daha sonra Davis Cup’ta Avustralya takım kaptanlığını yapar.
Bana göre tarihteki en iyi vole vuran oyuncu kendisidir, bu konuda Sampras, Federer veya Edberg diyenleri saygıyla karşılasam da, backhand smaç konusunda yoruma açık değilim.
Rafter’ın ikinci servisinde, Sampras’ın ikinci servisindeki kick’in birazı olsaydı, kariyerinde 2 değil en az 5 Grand Slam şampiyonluğu olurdu.
Kendisi hakkında bir başka ilginç bilgi ise, Rafter, Federer’i bir Grand Slam turnuvası ana tablosunda yenen ilk oyuncudur ve kariyerinde Federer’e karşı yaptığı 3 maçı da kazanmıştır.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: emrah.seber@abcsor.com

YORUMLAR