SİL BAŞTAN

29/09/2016          

BULENT BILIRGENKolay olmadı benim için kabullenmek. Ne de olsa 4 senelik bir emek bir sabrediş sonunda gelinen noktadan vazgeçmek.

Evet kendi adıma dün akşam itibari tiki taka futbolu beklentimden vazgeçmiş bulunuyorum. Adını ilk kim koymuş bu işin bilmiyorum ama gelsin tikisini de takasını da pılını da pırtını da toplasın gitsin!. Bundan sonra tüm performans değerlendirmelerimdeki karşılaştırmalar kişisel performanslara atıf olacaktır. Yoksa takımın oynadığı futbolun özelikle geçen seneki ile maddi manevi yakından uzaktan alakası yoktur.

bjk-kiev-2Halbuki ülke standartlarının çok üstünde oynadığımız o futbolun Avrupa’da karşılığının ne olduğunu öyle merak ediyordum ki..Ama ne yazık ki iyiyi , güzeli yönetemedik devamlı kılamadık. Sizi bilmem ama benim için o şahane takımı bırakın geliştirmeyi aynı halde tutup devamlılığını sağlayamamak tamamı ile bir yönetim başarısızlığıdır. Nasıl feda sezonundan başlayarak üst üste tuğlalar koyarak gelinmesini yönetim başarısı olarak kabul ediyorsak bu eleştiri de kimseye ağır gelmesin. Eğer 1 Eylül’de kurulmuş bu takım muazzam başarılara imza atarsa da yine bu işi yönetenlere sunulacak takdir tüm camianın boynunun borcu olsun.

Evet Şenol hoca ne yapsın. 1 Eylül 2016 tarihinde elinde her sene yeniden kurulan basketbol takımız gibi bir takım buldu elinde. O da haklı olarak başarılı olduğu sistemi devam ettirme sevdası ile çıktı yola. Ama gelenlerin özelikleri gidenlerden o kadar farklı ki benzinli arabaya motorin koymaya çalışıyor gibi bir durum var ortada. Bence benim kadar keskin ifade etmese de o da yavaş yavaş oyun sistemini değiştirip her şeyi sil baştan kurgulayacağı modele doğru yol almaya başlamıştır.

Sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim. Türkiye liginde şampiyonluk istiyor isek (ki yeni kurulan bir takım için en büyük hedef bu olmalı) 4 oyuncu almamız gerekiyor . Geçen sene gelen başarı gözümüzü boyamasın hep söylediğimi arada tekrar yazayım da atlanmasın. Eğer sen şampiyon olmak istiyorsan sarılardan çok ama çok güçlü olmalısın. Bu elindeki kadron tabiki onlaran iyi ama sakın boşuna hayal kurmayalım bu kadarcık iyilikle Türkiye’de Beşiktaş’ı şampiyon yapmazlaaar..

bjk-kiev-5Bu noktadan hareketle hem dün akşamki performanslara hem de bu yeni takımın yeni düzende nelere ihtiyacı olduğu konusunda beyin jimnastiği yapmaya çalışalım. Bu sefer önden başlayarak geriye gidelim… Aboubakar’ın kötü bir forvet olduğunu düşünmüyorum hala. Gomez ile karşılaştırlmayacak farklılıkta oyuncu olmakla beraber Gomez’e getirilen topların yarısını bile bulamıyor Kamerunlu. Bundan dolayı golcülük vasıflarını çok inceleyemedik. Ama bu genç Afrikalı ile ilgili emin olduğum tek şeyin 3.3 Milyon Euro luk maaşının çok olduğu ve bonservisinin 10 milyon etmeyeceği.

Bu şartlarda daha iyi bir oyuncu bulabilirsiniz. Önümüzdeki dönemde de kadroda düşünülecek olsa bile anlaşmanın bu şartlar ile gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum. (Kısa vadeye gelirsek de devre arasında Afrika kupasına gideceğinden dolayı yönetimden yeni bir ETO hamlesi gelebilir ki bizim için bundan sonra en önemli hedef olan Türkiye ligi için çok gereklidir) Dün akşam da çok etkili değildi siyahi forvet. Evet boğustu, uzun topların bir çoğunu yumuşatıp etrafa servis yaptı ama önde büyük tehdit oluşturmadı rakip takım için.

Kanatlarımız ise tam bir curcuna. Evet Querasma’ya sallıyoruz yeri geldi mi ama bizi onun dışında öne götüren yok.. Bazılarının burun kıvırdığı Olcay’ın onda birini oynamadı Adriano dün akşam. Brezilyalı arkadaş Caner’in ve bazen de sağ beklerin alternatifi olabilir o kadar.. Anladığımız kadarı ile Kerim ve Aras bu takımda yer bulamayacaklar. Yani kanat için Olcay , Q7 birazcık da Ömer den başka alternatifimiz yok. Yani merkez santrafor gibi buralara da en az 2 takviye şart. Yani neymiş takım dağıtıp takım kurmaya kalkarsan cebinde paran olacak.

bjk-kiev-4Bitmedi gelelim orta sahaya.. Bu Talisca ‘nın içinden Rivaldo çıkar mı bilmem ama bu arkadaşın bonservisi 25 Milyon ediyor ise Tümer 50 Sosa 75 Seren 100 milyon eder. Dün 78. Dakikada santraforumuzun önüne defans arasına salamadığı pozisyonu tekrar bir seyrederseniz bu rakamları az yazmışsın diyeceksiniz.. İkinci yarı attığı frikik dışında görmedim onu. Aslında bu genç arkadaş pişme döneminde..Yani son 15-20 lerde oynayacak eğer tempoya uyum sağlar ise bu dakikaları artacak. Yani full oynayabilmesi 2017-18 sezonunda. EE Oğuzhan’ında forvet arkası pozisyonunda oynadığında özelliklerini kullanamadığını gördük. Al sana kısa vadede bir ihtiyaç daha. Zamanında Yusuf’un yaptığı katkıyı sağlayacak çok tecrübeli bir patrón almak gerekir orta sahaya…

Aslında stoper işine de giricem ama sadece 1 stoper alıp kimseyi vermeden seneye başlamamız gerektiği geliyor aklıma ve yine sinirleniyorum. O yüzden aman kalsın stoper işi..Eksik olmadığımız tek yer ortasahanın arkadaki ikili sanıyorum. Necip’i de sayarsak 5 adayımız var orası için. (Tolgay, Oğuzhan, Necip, Atiba, İnler).. Dün Atiba – Tolgay ikilisi ilk yarıda iyi mücadele etti. Özelikle Tolgay İnlerden farklı Oğuzhan’a benzer olarak topla öne gitmeyi seven bir oyuncu. Bunu da yapabildiği kadar yaptı ama klasik olarak ikinci yarı şarjı bitti. Atiba ise sezona başladığı yerin üzerine çıkmış durumda Gs maçının ikinci yarısı ve bu maçın büyük bölümünde eski Atiba’dan örnekler verdi. Ortasahanın defans önü kurgusunda bir tarafta Atiba/İnler diğer tarafta Oğuzhan/Tolgay olması ve bu ikililerin birbirlerini yedeklemesi gerektiğini düşünüyorum. Oyun akıcılığı açısından buna ihtiyacımız var.

Dün aslında hiç iş düşmeyen düştüğü zamanda golü buyur eden bir defans kaleci ortaklığı seyrettik. Golden 2 dakika önce Tosic Tosic diye bağıran seyirciye sanki nazire yaparcasına bıraksa Kabataş-Karaköy-Eminönü diye gidecek adamı gereksizce düşürüp adamları Beşiktaş-Ortaköy yönüne çevirdi son haftaların başarılı stoperi. Ondan sonra başarısız bir adam paylaşımı , anlamsız bir kaleci çıkışı ile yenen kişiliksiz bir gol.. Ve karşımızdaki sıradan , renksiz , tatsız tutsuz haşlanmış brokoli gibi bir takıma verilen hayat öpücüğü. Rakip demişken, ellerinde kalan tek şey Dinamo Kiev kültürü ve biraz da Yarmolenko..

bjk-kiev-3Grubun bence en kuvvetsiz takımı. Ama İstanbul’dan kaptılar puanı. Belki de seneler önce ki o meşhur karambolün tahsilatını yaptılar ve ne yazık ki bu takıma 1 puanı verdik. İkiyi de bulacak pozisyonu Fabri’nin kurtardığını da atlamayalım.Tabi bu kadar kötülüyoruz ama aslında önemli de bir mesaj veriyor bize Kiev takımı. Futbolda kendi değerlerini oluşturmuş her sene yeni bir maceraya atılmayan bir kültür çerçevesinde giderseniz cami yıkılsa bile mihrap yerinde kalır.

Son olarak şampiyonlar ligi için yorumum bu kayıbın gruptan çıkma şansımızı çok zora soktuğu yönünde.. Şimdi hiç hesabımızda olmayan Napoli maçlarından birine 3 puan yazmak zorundayız. Ya da Kiev deplasmanından 3 çıkartacağız. Tabi evdeki Benfica’ya otomatik 3 yazıyorum bu hesapta. Zor yani anlıyacağınız.Kimbilir belki de Benfica’nın turu geçtiği maçı oynadık farkında olmadan. Önümüzdeki 2 maç sonunda göreceğiz bunu.

Herkese saygılarımla..

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bülent Bilirgen / HABER1903

 

YORUMLAR