ŞİİR GİBİ

01/12/2017          

ŞİİR GİBİ

Vitoria deplasmanı her takım için Euroleague serüveninin bir bölümünde kabus yaşatır. Bir bölüm diye adlandırdığım, Baskonia’nın 4-5 maçlık tutulmaz serilerine denk gelirseniz baştan teslim bayrağını çekip maçın sonuna kadar ızdırap içinde bitse de gitsek çaresizliği yaşarsınız. Nitekim bu sezonda oynadıkları son 5 maçın 4’ünü kazanıp (ki 2’si deplasmanda) 92,4 sayı ortalamasıyla ürkütücü performansla Fernando Buesa Arena’da Fenerbahçe Ülker karşısındaydılar. Maçın başında buldukları 4/6’da 3 sayı isabeti ve bir anda 25-15’lik skorla ilk çeyrekten yine mi hüzün dedirttiler. Lakin Zeljko Obradovic ve talebelerinin olduğu yerde umut bitmez.

 

2.ve 3.çeyrek toplamında yapılan 1 top kaybı, savunmada ki dikkat düzeyinin maksimuma ulaşması, hücumu şiir gibi akan paslarla süsleyen Kostas Sloukas ve 10.maç gününde 3 sayı çizgisini müthiş savunup sadece 5/21’de 23.8% oranla rakibine izin veren Fenerbahçe Doğuş, 10 dakikada yediği 25 sayıya rağmen kalan 30 dakikada sadece 44 sayıya izin vererek dün geceye kadar hiç kazanamadığı Baskonia deplasmanında hem kaputu keserken hem de ilk bölüm maçlarının sonuna doğru gelirken Belgrad yolunda ki en önemli deplasmanlardan birini güle oynaya atlattı.

 

İş hayatında konsantrasyon ve doğru yönlendirmenin,detayları saatlerce bireysel ve ekip ruhu içinde tekrarlamanın vücut bulmuş hali Zeljko Obradoviç. Her maç günü O’nun felsefesi sahada gözlerimizin pasını silerken, maç kaybetse bile öğretilerini anlamak gerekiyor. Mazeret üretmeden takdir ve saygı temelinde rakibini de her zaman onurlandıran öğreti Fenerbahçe Doğuş ailesinin yaşam tarzı. Bu yaşam tarzına sadece İstanbul’da geçen 4 senenin sonunda hala inanmayan, güvenmeyen meczuplar var. Onlara sadece şifa dilemek lazım.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: omer.kocsan@abcspor.com

twitter: @omerkocsan

YORUMLAR