PEREIRA’YI SORGULAMAK !

21/09/2015          

nuran celikPEREIRA’YI SORGULAMAK!

Fenerbahçe’nin Bursaspor’u 2-1 yendiği maçın ardından Vitor Pereira’nın basın toplantısını izledim. Sempatik Hoca yerine asık suratlı birini görünce şaşırdım. Sanki yenilmiştik te Hoca, zoraki açıklamalarda bulunmak üzere toplantıya çıkmıştı.

fb pere 10Spor muhabirlerine, soruları sorma sırası geldiğinde, Fenerbahçe’nin galip gelmesine adeta üzülmüş bir tavır içinde, geçmiş maçları sorgulamaya başladılar. Gol sevincini, top toplayıcı çocuklara sarılarak kutlayan, oyuncularıyla ağabey-kardeş ilişkisinde olan güler yüzlü Pereira’yı “Alaturka” sorularla sinirlendirdiler. Kibar bir adam olduğu için, kalplerini kırmadan yanıtlar verdi. Bir gün önce, aynı şeyleri Hamzaoğlu’na yapan kişiler ağızlarının payını almışlardı. Çünkü Hamza Hoca Türktü ve sorulan soruların arkasındaki düşünceleri okuyabiliyordu. Pereira, henüz bizim milleti tanımadığı için aşağıdaki sorulara şaşırıyordu sadece

-Nani, Molde maçı sonrasında Instagram’da “Biri bu kötü sonucun bedelini ödemeli” demiş, ne kastetti acaba sorusunu Hoca “Ben sadece futbolla ilgili konuları konuşmaya geldim, ne Instagram, ne Twitter, ne de Facebook hesabım var diye yanıtladı.

“RVP ile maça girerken aranızda sert bir diyalog yaşandı, neden?” sorusuna da, teknik konularda taktik verdiğini söyledi.

pere uygRVP yedek kaldığına üzülüyor denince de “Umursamasaydı asıl o zaman üzülürdüm” diye cevap verdi.

Sorular içinde bana göre en kötüsü şuydu: “ Antalya maçında son dakikada kazandınız, bugün de son dakikalarda gol attınız. Molde maçında 3-1 yenildiniz, maç, 63’te bitmişti, bugünkü maçtan farklıydı” Hoca da, “O maç geride kaldı, Bursaspor’a saygımızdan bugünkü maçı konuşmalıyız” diye yanıtladı.

Başka bir kişi de “Fenerbahçe’yi esas Beşiktaş maçında göreceksiniz demişsiniz, ne değişecek?” diye sordu. Hoca da , hiçbir zaman böyle bir ifade kullanmadığını, resmi organizasyonlar dışında gazetecilerle telefonla dahi görüşmediğini söyledi.

Daha bitmedi,”Sizin için İsmail Kartal’dan ne farkı var diyorlar” diye güdümlü ve kışkırtıcı bir soru sorulunca Hoca:”Biz burada başarılı olmaya çalışıyoruz, kimseyle kendimi kıyaslamam, sahada konuşmayı tercih ederim” diye yanıtladı.

En son, şivesinden KKTC’li oduğunu düşündüğüm bir muhabir, hocanın yüzünü güldürdü. Çünkü diğerlerininki gibi magazin sorusu sormamıştı. Merak ettiği, Hoca’nın Uygar’a sarılması ve genç oyuncunun performansıydı. Hoca Uygar hakkında güzel şeyler söyledi ve basın toplantısı bitti.

Bu spor muhabirlerinin kimler olduğunu bilmiyorum, TV’de yüzlerini görmüyorduk. Soruları sorarken ,o hocanın maç için nasıl hazırlandığını, oyuncularıyla tek tek ilgilendiğini, defalarca kaset izlediğini, gece uykusundan uyanıp notlar alarak ertesi gün uygulamaya çalıştığını ve maç sırasında herkesten çok yıprandığını düşünemiyorlar mı ? Kendilerini onun yerine koyarak düşünseler iyi olmaz mı?

pere 10Mesela empati yapalım; bir Milli maç sonrası, hele de yenildiysek aynı “cesur yürekli” muhabirlerden biri Fatih Terim’e, mesela Abdullah Avcı ile ne farkın var diye sorsa..

Bazı teknik direktörlere değil eleştirmek, saat kaç diye sorarken 33 kez özür dileyip, 2 kez yutkunup, yüzü kızararak konuya gire-bile-n muhabirler, bazılarında ise ” cesaret hapı içmişçesine ” cengaver olabiliyor nedense!

İçlerinde art niyetli olanlar var orası kesin ama biz olaya yine de iyi yönünden bakalım. Onlara bir önerim var. Diplomasi muhabirlerinden kurs görsünler. İnsanları kırmadan, sinirlendirmeden, aşağılamadan, olumsuz görüşlerini dile getirirken de özen göstererek sorularını sormayı öğrenmeleri gerekir.

GÖREVLERİ SORU SORMAKTIR, SORGULAMAK DEĞİL, ÇÜNKÜ ONLA SORGU YARGICI DEĞİL, MUHABİRDİR

SEVGİ, SAYGI VE BİRAZ EMPATİ LÜTFEN !

Alaturka sorularla, Pereira’yı da “ÇATIK KAŞLI” yaptınız ya pes artık!

mail : nuran.celik@abcspor.com

twitter : @nunucelik

YORUMLAR