OVECHKIN Mİ CROSBY Mİ?

11/06/2018          

Ovechkin mi Crosby mi?

Futbolda Ronaldo mu Messi mi? Teniste Federer mi, Djokovic mi? Basketbolda Stephen Curry mi yoksa Lebron James mi?

Ve Ovechkin mi Crosby mi ? “Hangisi daha iyi” tartışmalarına buz hokeyinde son 13 sezona damgasını vuran ikiliyi katmamak mümkün değil. Bir tarafta Kanada’nın altın çocuğu Sydney Crosby; mensubu olduğu tüm takımlarda, oynadığı tüm finalleri kazanmış ve adete kaldırmadığı kupa kalmamış, olağanüstü bir yeteneğe sahip, çalışkan, Mario Lemieux’nün veliahtı, takımı Pittsburg Penguins’in kaptanı, NHL’in prensi. Diğer tarafta ligin yaramaz çocuğu Alexander “Alex” Oveckhin; adı sürekli magazin haberlerinde geçen ancak performansını devamlı uzun lig boyuna çok iyi yayabilen, her sene ortalama 50 golle oynayan normal sezonda ligin en iyi power forveti olup da sezon sonu play-offlarda pek fazla varlık gösteremeyen, takımı Washington Capitals’in kaptanı..

 

Bu iki kaptan bu sezon 4.defa üst üste Stanley Kupası çeyrek finalinde karşı karşıya geldiler. Çok çekişmeli geçen 6 maçlık seri sonrası Alex Oveckhin liderliğinde Washington Capitals ilk defa Sydney Crosby’nin Pittsburgh Penguins’ini 4-2 üstünlükle elemeyi başarıyor, yaramaz çocuk Ovi bu defa arena dışı yaşamını bir kenara atmış, tüm ciddiliği ile işine odaklanmış bir misyon sahibi görüntüsüyle görünüyordu buz üzerinde..

 

Bir sonraki turda Washington Capitals Doğu Konferansı finalinde en az kendileri kadar hızlı ve oyunu iki yönlü çok iyi oynayabilen, normal sezonu da lider bitirmiş Tampa Bay’le karşılaşıyordu. Seride 3-2 geriye düşmelerine rağmen Kuznetsov ve Ovechkin’nin etkili oyunu ile son iki maçı 3-0 ve 4-0’lık net skorlarla alarak, seride 4-3’lük üstünlükle Tampa’yı eliyorlardı. Artık Ovechkin’in önünde devamlı eleştiri gördüğü büyük turnuva ve finallerde kazan-a-mama önyargısını yıkmak için sadece 1 seri kalmıştı.

 

2018 Stanley Cup finali hiç rastlanmadık ilklere sahne oluyordu. Bir tarafta kuruşulundan beri hep iyi oyunculardan kurulmuş, ancak finallerde bir üst tura çıkamama geleneğine sahip Washington ekibi, diğer tarafta çölün ortasında, tüm tenkitlere rağmen lige bu yıl katılan, toplama diye tabir edebileceğimiz ligin artık ilgi göstermediği oyunculardan kurulmuş, ismini ve renklerini Vegas Showlarından almış VGK (Vegas Golden Knights), Vegas’ın Altın Sövalyelerinin ortaya koyduğu Sindirella hikayesi..

 

Her iki takımın da pek fazla defansif yönlerinin ortaya çıkmadığı, tam bir gol düellosu olarak geçen ve 6-4’lük Vegas’ın üstünlüğü ile biten ilk maçın ardından Ovi ve arkadaşları dizginleri ele alarak, ikinci maçı 3-2, üçüncü maçı 3-1, dördüncü maçı 6-2 ve beşinci maçı da 4-3 kazanarak toplamda 4-1’lik üstünlükle tarihlerindeki ilk kupayı kaldırmış oluyorlardı. Play-off’ların MVP ödülü de 15 gol ve 12 asistle Alex Ovechkin’in olmuştu.

 

Lord Stanley kupasını kaldırmak bir yana, eminim ki tam 13 yıllık rekabet içerisinde, ilk defa kendisinin devamlı kıyaslandığı rakibi Crosby’i geçmeyi başarmış olması en az kupayı kazanmak kadar haz vermiştir Ovechkin’e.. En sonunda hak ettiği saygıyı görmeye başlayacak diye ümid ederken, NHL’in yaramaz çocuğu bu kadar uzun süren ciddi maratonun sonunda kupa kutlamaları sırasında eski kimliğine geri dönmede hiç de gecikmedi. Şehrin ortasındaki parkta neredeyse kendinden geçmiş, yarı çıplak vaziyette dilek havuzuna girerken görüntüleri, tüm şehri bira içmeye davet etmesi, sembolik başlangıç atışını yapmak üzere konuk edildiği baseball maçına doğru dürüst iki cümle kuramayacak derecede alkol alarak gelmesi, sabahlara kadar süren partiler..

En sonunda yeryüzünde tüm takım sporları arasında kazanılması en zor kupa olarak tabir edilen kupayı alan takımın kaptanı da olsanız, bu kupaya giden yolda en iyi oyuncu da seçilseniz, eğer isminiz Ovechkin ise tüm bunlar altın semerden ileriye gitmiyor maalesef..!

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: ozkan.temur@abcspor.com

twitter: @oz_temur

YORUMLAR