OGÜN ALTIPARMAK İLE DOBRA DOBRA

15/12/2018          

Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdıran Lefter Küçükandonyadis ve Can Bartu gibi efsanelerle Fenerbahçe forması altında başarılara imza atmış, Süper Lig tarihindeki Fenerbahçeli ilk gol kralı olmuş (1970-71) ve Fenerbahçe kulübü’nün efsaneleri arasına girmiş değerli bir büyüğüm olan eski milli futbolcu Ogün Altıparmak ile söyleşi yaptık.

Herkese keyifli okumalar.

 

-Merhaba Ogün bey,

 

Öncelikle söyleşi teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Futbol yaşantınızı ve sizinle aynı renklere gönül verdiğim Fenerbahçemizi konuşmak istiyorum.

 

Merhaba. Güzel bir söyleşi yapacağımıza inanıyorum. Benimle söyleşi yaptığın için asıl ben teşekkür ederim.

 

-Doğum tarihiniz 10 Kasım 1938 özlem ve saygıyla andığımız Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün Vefat ettiği gün aynı zamanda ismininizi aldığınız gün…Anlatır mısınız ?

 

Adapazarı Türk Ticaret bankası kurucularından olan babam Savmi Altıparmak ben doğduktan sonra bankaya geldiğinde Atamızın vefat ettiğini öğreniyor bir anda sevinci üzüntüye dönüşüyor ağlamaya başlıyor yardımcısı babama Çocuğunun ismini Ogün koyalım diyor babam da kabul ediyor bana O gün doğduğum için Ogün adını koyuyor  ve benim hayatım başlıyor.

 

-Futbol hayatınız nasıl başladı ?

 

1955 senesinde Karşıyaka Kulübünde başlıyor.

Puşkaş Ergün’ün (Ergün Öztuna) teşviki ile 1956 senesinde genç milli olup,Karşıyakalı Cevat ağabey ile Çalışmalara atılım yaparak genç takım,B takım,Ümit milli ve A milli futbol takımında yer aldım. 1959’da da Karşıyaka’ya hoca olan Adnan Süvari’nin bende çok emeği oldu. 1963 senesinde kırık ayakla Karşıyaka’dan Fenerbahçe’ye transfer oldum.

 

-Elimdeki  kaynaklara göre Karşıyaka formasıyla 129 maçta 36 kez rakip fileleri havalandırmışsınız bu bilgi doğru mu ?

 

Karşıyaka<da 129 maçta 36 gol attım bilgisi doğru değil, gol sayısı daha fazla ama tam sayıyı hatırlamıyorum.

 

-Peki, sizin için örnek aldığınız futbolcular kimlerdi ?

 

Ergün Öztuna, Lefter Küçükandonyadis, Can Bartu ve Metin Oktay bana destek oldular. Ver Lefter’e yazsın deftere parolasıyla bugünlere geldim.

 

-Sizin zamanınızda futbol giysi ve gereçleri nasıldı ?

 

Forma, Tozluk hepsi bizim için değerliydi. Futbol ayakkabıları elle imal edilirdi, kramponları altına çakılırdı. En iyi kramponları imal eden Galatasaray’lı Dinyakoz idi. Fark öder en kaliteli kramponları yaptırırdık. Formalarımız trikoydu. Her maç farklı forma giyerdik. O zamanlar futbolculara aynı numara verilmezdi, her maç farklı numara olabiliyordu. Ben 7, 9, 11 numaralarını alıyordum.

 

– Fenerbahçe’ye transferiniz nasıl gerçekleşti ?

 

O sırada Fenerbahçe yenilikler yapacak ve takımı gençleştirecekti. Benim de transfere sürecinin bitimine 20 gün kala, son maçta ayağım kırıldı. İsmet Ulu zamanında gümrükçü Müslüm Bağcılar İzmir’e gelmişti. Beni de transfer listesine almışlar. Rahmetli Rüştü Dağlaroğlu ve Dr. Reşat Dermanver, Dr.Ahmet Erol eve geldiler. Ben evde ayağı kırık yatıyorum. Dr.Reşat “Seni almaya geldik” dediler. O sırada ağlamaya başladım. “Bu ayakla mı alacaksınız beni?” dedim. “Ne oldu?” dediler. “Ayağım kırıldı.” dedim. Ama o ara benim durumumu kimse sormuyor, Karşıyaka da sormuyor. Ayağımın kırığı nerede bakmıyor bile kimse. Teknoloji de gelişmemiş. Dr.Reşat hemen röntgenlerimi istedi. Baktı kaval kemiğim kırılmış.  “Sus ve kimseye söyleme, 3 ay sonra oynarsın sen” dedi. Bana kefil oldu. Rüştü Dağlaroğlu da kefil oldu. Benim transfer paramı da rahmetli Kadir Has vermiş.

O istemiş beni beğenmiş. “İllaki Ogün’ü alın.” demiş.

O günlerde Fenerbahçe Kadir Has’tan borç para istemiş o da 500.000 TL vermiş. Önce Birol’u, Şenol’u, Aydın’ı ve Ali İhsan’ı aldılar.  Sonra Kadir Has kızmış. “Neden Ogün’ü almadınız.” demiş. Onlar da “Ayağı kırık” demişler. “Ayağı kırıksa oynamazsa ben paramı almayacağım, oynarsa verirsiniz.” demiş. Reşat ağabey ve Rüştü ağabey benim hakkımda iyi varsayımında bulunduklarından transferimiz böylece 1963’de resmen gerçekleşti.

 

-Sarı-lacivert çubuklu forma altında mücadele etmek nasıl bir duyguydu sizce ?

 

Fenerbahçe takımının sarı-lacivert çubuklu formasını giymek büyük bir duyguydu benim için. Çubuklu forma Fenerbahçemizin uğurlu formasıdır. Ben sarı-lacivert çubuklu formayla Çok güzel anılar yaşadım.

 

-Fenerbahçe ve Ogün Altıparmak denilince tüm Fenerbahçelilerin ve futbolseverlerin aklına 1967-1968 sezonu gelir, tarihe geçen bu sezonu bir de sizden dinleyebilir miyiz ?

 

1967-68 sezonu Fenerbahçe’nin tarihine geçmiş bir sezondur, En başarılı sezonumuzdur 5 kupa kazandık. 1.Lig, Federasyon Kupası, TSYD kupası, Cumhurbaşkanlığı kupası ve Balkan kupası şampiyonlukları elde ettik. Berkant’ın Samanyolu şarkısı bu sezonda bizim şarkımız olmuştur, bizi motive eden bir şarkıydı. Şimdi bile maça gittiğimde o şarkı çaldığında hala gözlerim yaşarır.

 

-Fenerbahçe yunan temsilcisi AEK Atina takımını Balkan kupası finalinde 3-1 mağlup ederek Balkan kupası şampiyonu oldu. Türk futbol tarihinde bir Türk takımının kazandığı ilk uluslararası resmi şampiyonluk olma özelliği taşıyan bu maçın kahramanlarından birisisiniz, o tarihi maçı anlatır mısınız ?

 

Ligi şampiyon tamamladıktan sonra Balkan kupası finalinde eşleştiğimiz Yunanistan şampiyonu AEK Atina takımını Mithatpaşa stadyumunda 3-1 mağlup ettik ve Şampiyon olduk.1 tane rahmetli Yılmaz Şen attı diğer 2 golü ben attım. AEK Atina takımına attığım  2 golü asla unutamam. O maçta giydiğim formamı kulübün müzesine bağışladım.

 

Bazı olayların üzerinden yıllar geçse de hafızalardaki yerini ilk günkü sıcaklığıyla korur. Futbolseverler için de bu kural geçerlidir aslında…

 

Tutkunu olduğu renklerin nice başarısına şahit olan taraftarlar, yaşlarından dolayı şahit olamadıkları zaferleri ise tozlu raflardan çıkartıp öğrenmeye bayılır.

 

Bir futbol maçı düşünün ki adına dizeler yazılsın, alınan galibiyete Zafer Türküsü yapılsın. İşte O tarihi Manchester City zaferini özetleyen dizeler;

 

“Nedim, Ogün oyun açtı,

Hey Allah’ım o ne maçtı,

Aptallaşan Manchester’in

Her vuruşu faul, taçtı.”

“İngilizleri eliyorsun,

Barajları aşıyorsun,

Tam dört kupa taşıyorsun,

Yaşa varol Fenerbahçe,

Altın devri yaşıyorsun.”

 

 -1968-1969 sezonu Avrupa Şampiyon Kulüpler kupası 1.turunda deplasmanda alınan 0-0’lık sonucun rövanşında Fenerbahçe Mithatpaşa Stadyumunda İngiltere ligi Şampiyonu Manchester City takımını 2-1 mağlup etti ve Manchester City takımını turnuva dışına itti. Tarihi önemi olan bir maç kazandı. Sizin de o tarihi maçta Manchester City ağlarına attığınız 1 golünüz var ,O unutulmaz maçı bizlere anlatır mısınız ?

 

Manchester City ile deplasmanda 0-0 berabere biten maçta ben Amerika da olduğum için yetişemedim o yüzden oynayamadım.İstanbul’da oynanacak rövanş maçında oynama imkanım oldu. Yorucu ve uzun süren bir yolculuğun ardından Amerika’dan İstanbul’a geldim. Maçtan önce eşim Esin hanım rüyasında Manchester maçını görmüş ilk yarı 1-0 yenik tamamlayıp.İkinci yarı da senin de atacağın golle 2-1 yeneceksiniz İngilizleri dedi bana. İlk yarı 1-0 geride tamamlayıp gittik soyunma odasına. Soyunma odasında gerginlik vardı, Rahmetli hocamız Ignác Molnar Can Bartu’yu oyundan almak istedi, Biz direttik oyundan almaması için ve Can Bartu ikinci yarı oynadı. Ben takım içindeki gerginliği yatıştırdım haydi arkadaşlar ! biz bu maçı alacağız. Benim hanım rüyasında görmüş 2-1 biz kazanacağız dedim. Arkadaşlarıma moral ve motivasyon aşıladım. İkinci yarı Can Bartu’nun harika futbolu, Kalecimiz Yavuz Şimşek’in müthiş kurtarışlarıyla ve benimde attığım 2.gol sayesinde maçı 2-1 kazandı. Maçın bitiş düdüğü ile seyirciler sahaya indi ve seyirciler tarafından omuzlarda yükseltildik.

 

-Bir dönem aynı takımda forma giydiğiniz rahmet ve saygıyla andığımız Fenerbahçe’nin efsane milli futbolcusu Lefter Küçükandonyadis ismi 2018-2019 sezonuna verildi. Lefter Küçükandonyadis saha içinde ve saha dışında tanıdığınız kadarıyla nasıl biriydi sizce ?

 

Rahmetli Lefter ağabey bizim idolümüzdü.Bizler “Ver Lefter’e yazsın Deftere” nidalarıyla onu izleyerek futbolcu olduk. Ben Karşıyaka kulübünde oynarken Lefter ağabey Fenerbahçe forması giyiyordu karşı karşıya oynadığımız oldu, 1963-64 sezonunda beraber Fenerbahçe’de oynadık ve O sezon şampiyon olduk. Bana yerimi sana bırakıyorum başarılarını bekliyorum diyerek büyük moral verdi. Allah rahmet eylesin, toprağı bol olsun.

 

-Rahmetli Spor yazarı İslam Çupi Fenerbahçe sevdalısı biriydi, Edebi futbol yazılarıyla edebi futbol yazarlığının ülkemizdeki öncüsü oldu. Sizin İslam Çupi hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ?

 

Rahmetli İslam Çupi ağabeyim tanıdığım en terbiyeli, en bilgili biriydi.Türkçesi dört dörtlük olan bir spor yazarıydı. O meşhur Fenerbahçe büyüklüğünün adı konulamaz sözleriyle hem Türk futbol tarihine hem de Fenerbahçe tarihine geçmiş bir yazardır. Onu her an hatırlarız. Allah rahmet eylesin, toprağı bol olsun.

 

-3 Temmuz FETÖ kumpası direnişi sırasında direnişe destek veren ve Fenerbahçe Kulübü’nün yanında yer alan birisisiniz. O süreçte Fenerbahçe yönetiminden taraftarına kadar gösterdiği duruş hakkında neler düşünüyorsunuz ?

 

İşgal kuvvetlerine karşı cephede nasıl mücadele ettiysek,nasıl ki 1923 yılında General harington kupasını sahada kazanarak İstiklal Harbinin motivasyonunu millete örnek olduysak 3 Temmuz olayı da Ülkemiz için bir kurtuluş olmuştur. Ama daha o tehlikeyi hiç unutmadan davranmamız şarttır.

 

-Milli takım forması giymiş eski bir futbolcu olarak Milli takımımızın geleceğini nasıl görüyorsunuz ?

 

Milli takımımızın durumu hiç iç açıcı değildir. İnşallah milli futbolcularımız çok çalışarak İyi bir takım olup, Türk milletine yakışır bir Milli takım olmasını temenni ediyorum.

 

-Bu sezon Fenerbahçe’nin mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz ?

 

2018-19 sezonu Fenerbahçe tarihine geçmiş bir sezondur.İnşallah başkan Ali Koç bey ve Yönetimi sezonun ikinci yarısı kadromuzu zenginleştirir gereken oyuncu takviyeleri yaparak, gerekli müdahaleleri yaparak önlemler alır ama şampiyon olma ihtimalimiz imkansızdır. Kadro zenginleşmezse hepimizin en acı sezonu olur.

 

-Fenerbahçe taraftarına bir mesajınız var mı ?

 

Fenerbahçe taraftarı iyi günde ve kötü günde her daim takımın arkasında durmalıdır. Menfaat için takımı desteklemek Fenerbahçemize yapılan en büyük ihanet olur.

 

-Sizin gibi Fenerbahçe’ye hizmetleri olmuş değerli bir büyüğümle söyleşi yapmaktan gurur duyuyorum. Çok teşekkür ediyorum son sözleriniz ?

 

Bana her zaman destek veren ve saygı duyan Fenerbahçe taraftarına sonsuz şükranlarımı sunarım.

 

Ne mutlu Türk’üm diyene, Ne mutlu Fenerbahçeliyim diyene.

 

Cevat Baran Çaydaş

YORUMLAR