NERDEYSE

14/04/2019          

Sahada 10 kişiydik ve 1-0 yenik duruma düşmüştük.

İşte o anda kafamdan binbir türlü düşünce geçti.

20 yıllık seri bozulacak mıydı?

Kazanmak ve 5.lik, yani UEFA Kupası şansını kovalamak için sahaya çıkmışken, yine tabelanın alt tarafına mı odaklanacaktık?

Kendi sıkıntılarımız bir yana, üstüne üstlük Galatasaray şampiyonluk için oldukça iddialı duruma gelecekti.

Bizi ise camia olarak iyice zora sokacak bir durum oluşacaktı. Hoca, yönetim, futbolcular, taraftarlar hepimizin morali ”dip” yapacaktı. Fenerol kampanyası da kan kaybedecekti.

Yani uzun lafın kısası ”nerdeyse” Fenerbahçe için kara bir tablo oluşacaktı.

 

Ama işte işin içinde Fenerbahçe varsa umutlar hiç bir zaman tükenmiyor.

Hele hele oynanan maçın adı Fenerbahçe-Galatasaray ise bir şekilde ayağa kalkmayı başarıyoruz. Taraftar da bunun bilincindeydi bugün. Genel olarak etkili bir taraftar performansı yoktu ama yenilen golden sonra destek kaybolmadı. Herhangi bir negatif enerji ortaya çıkmadı. Herkesin aklında ”ne yapar eder bir şekilde çeviririz maçı” düşüncesi vardı. Sonuçta tarihinin en başarısız sezonunu yaşayan ve sahada uzun süre 10 kişi oynayan Fenerbahçe’yi Galatasaray yine yenemedi.

 

Bundan lütfen şu sonuç çıkmasın. Asla ve asla beraberliğe sevinmek gibi bir durum söz konusu değil. Şartlar ne olursa olsun Kadıköy’de Galatasaray’ı yenmemiz gerekirdi. Ancak şunu da kabul edelim 10 kişi kalmış ve mağlup duruma düşmüşken beraberliği yakalıyorsan ”buna da şükür” diyeceksin. Ayrıca oyun olarak ta galibiyeti hak edecek bir şey ortaya koymadık. Kırmızı kart öncesi 11’e 11 oynanırken de iyi oynamadık bence. Ortada bir oyun vardı.Pozisyon yoktu. Ancak rakibi baskı altına almayı başaramadık.

 

Peki neden beklediğimiz kadar etkili değildik maçın ilk yarısında?

Bence bunun en önemli sebebi orta saha yapımız. Topal’ın iki sezondur top kullanırken düşen performansı hepimizin malumu. Eljif çok koştu, çok çabaladı. Çok ta değerli bir gol attı ama o pozisyonda oynayan bir oyuncu için ”kilit pas” atma konusunda henüz çok eksiği var. Dolayısıyla Fenerbahçe’nin oyununu orta sahada yönlendirecek adam olması için beklentiler Tolgay’da oluyor. Ancak Tolgay da maalesef bırakın oyunu çekip çevirmeyi, yaptığı pas hatalarıyla göze çarpıyor.

 

Gol yollarına gelince , beklentimiz olan diğer oyunculardan Moses bu kez oynamayı sevdiği sağ kanattaydı ama yine etkisizdi. 2 haftadır neden düşüş içerisinde anlamak mümkün değil. Ben tam tersine patlama bekliyordum kendisinden. Ayrıca sağ beke geçtikten sonra yediğimiz golde de hatası var bence. Diğer kanadımız Valbuena çok uğraştı ama az etkili oldu. Soldado’yu ise pozisyona girememesine rağmen beğendim. Topla stoperin arasına bir çok kez başarıyla girdi, rakip defansı hep rahatsız etti. Golde topun üzerinden atlayışı da tam anlamıyla usta işi idi. Tabii golün ortasını yapan Dirar’ın da sağda, solda, önde, arkada nerede olursa olsun verdiği özverili mücadeleyi alkışlamak gerekiyor.

 

Az oynamasına rağmen çok konuşulan isimlerden biri de Alper Potuk oldu. Bu sezonu boş geçirdi Alper. Hiç bir katkı sağlayamadı takıma. Aldığı paranın hakkını maalesef veremedi. En son Kadıköy’de oynadığı maçta neredeyse ayakta duramayacak haldeydi, seyirci tarafından ıslıklandı. Hal böyleyken, belki de kariyerinin en kötü sezonunu geçirmişken maçın sonunda ayağına altın değerinde bir fırsat geldi Alper’in. Soldado öyle güzel açtı ki önüne. İşte orda vuracaksın be Alper. Yaradana sığın ve vur şu topa. İsterse rakibin kıçına çarpsın, ya da Muslera kurtarsın, hadi hepsini geçtim tribünlere gitsin ama o topa öyle vurma kardeşim. Olmaz, o dakikada öyle vuruş olmaz. kendin kahraman olacakken, tarihi bir galibiyete imza atacakken o berbat şut çekilmez. Yazık , hakikaten yazık kere yazık.

 

Bir de hakem kararları var çok konuşulan tabii. Maçtan eve geldim, pozisyonları seyrettim. Mehmet Topal ilk sarı kesin yanlış, daha sonra Linnes’e yaptığı hareket ikinci sarıdan kırmızı olmalıymış. Golümüz öncesi pozisyona ise herkes faul diyor. Bana göre de Dirar topa topuğuyla vuruyor ve Feghouli’nin ayağından sekip açılıyor top. Hasan Ali kırmızı için zaten Ersun Hoca doğru karar demiş, bize bir şey söylemek düşmez. Fatih Terim başta olmak üzere Galatasaray camiasından ciddi tepki var hakeme ancak bu kadar zor durumda yakaladıkları Fenerbahçe’yi yine yenemedikleri için biraz özeleştiri yapmaları lazım sanki. Hatta attıkları gol de Skrtel’in sakatlığı esnasında yani sahada Fenerbahçe 9 kişiyken. Dolayısıyla hakemden önce konuşmaları gereken  kendi hataları da var bolca. Bizim de eksiklerimiz az değil. Tek tesellimiz , uçurumun kenarına geldik. ”Nerdeyse” düşüyorduk aşağıya . Son anda tutunuverdik bir dala, Eljif Elmas’ın şutuyla.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: alp.eralp@abcspor.com

twitter: @alperalp72

YORUMLAR