MOLA VERMEDEN

20/11/2018          

MOLA VERMEDEN

Vitoria ve Atina deplasmanlarından 2’de 2 galibiyetle dönüp önündeki maç programına bakınca ilk 4 maçın sadece 1’ini iç sahada oynayacak olup mola vermeden adeta ekspres yoluna devam eden bir Fenerbahçe takımı izledik. Oyunun ilk yarısında pek tat tuz olmasa da ilk çeyrekte yakalanan 15 sayılık fark maçın sonunda belirleyici olan en önemli faktördü.

Melih’in kendine güveninin arttığı, pas trafiğinde hem kendi pozisyonunu yaratıp hem de pas açısında kalıp boş şutu attığı Fenerbahçe takımı artık forvetlerden çok daha tehditkar. Laugverne’in eskilerden Efe Aydan, Mehmet Döğüşken hatta Tamer Oyguç gibi sırtı dönük klasik pivot hareketleriyle hücuma çeşitlilik kattığı ve çembere kuvvetli gittiği gecede forma giyen her oyuncudan verim alındı.

İkili oyunlarda zaman zaman sete başlamak için sıkıntı yaşansa da takım o kadar tecrübeli ki setin opsiyonlarını bir yerden yakalayıp sonunu bitirebiliyorlar. Savunmanın son çeyreğe kadar pek de sertlik seviyesini yükseltmeden takımın oyunun içinde kaldığı anlarda Darüşşafaka Tekfen’in kötü hücum etmesi maçın başa baş gitmesini engelledi.

Jan Vesely’nin serbest atış çizgisinden 1/11’lik Berlin final four finalinden kalan sabıkasını her geçen gün temize çektiği bir sezonu yaşarken, Ahmet’in de orta mesafe şutlarına güveneceği oyunların yakın bir gelecekte yaşanmaya başlaması uzunların hücum çeşitliliğini de arttıracak.

Şimdi sırasıyla Tel Aviv, Barcelona ve Panathinaikos deplasmanlarında da ekspres bir Fenerbahçe olacaktır. Özellikle bu sezon son çeyrek performansları ile maçlara damga vurdular. Kısa dönem hedefinde bu üç maçta da beklenti sarı lacivert galibiyetleri üzerine olacaktır.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: omer.kocsan@abcspor.com

twitter: @omerkocsan

YORUMLAR