MELİH GÜMÜŞBIÇAK İLE LİGE DAİR | ABC SPOR

MELİH GÜMÜŞBIÇAK İLE LİGE DAİR

11/04/2016

KAAN ILHANSevgili Melih Gümüşbıçak.. Türkiye’nin en önemli spor adamlarından biri olan sevgili Melih Gümüşbıçak ile geçtiğimiz hafta ligimize dair çok güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Süreç itibarıyla TRT ailesine, Alp Pehlivan hocama ve sevgili Melih Gümüşbıçak’a, ilgi ve misafirperverliğinden ötürü teşekkürlerimi ve şükranlarımı iletiyorum.

 Gelin şimdi röportajımızın detaylarına bakalım:

Fenerbahçe ile başlamak istiyorum. Geçtiğimiz günlerde İtalyan sportif direktör Gulliano Terraneo ile yollar ayrıldı. Sezon başından, ayrılış süreci içerisine kadar olan durum itibarıyla Terraneo için neler söylersiniz?

Terraneo yurt dışından Türkiye’ye gelen, yurt dışındaki bazı ilişkilerini, bazı bağlantılarını kullanarak çalıştığı kulübe hizmet etmek için iş alanı kurulan bir isim. Öncelikle bu kararı veren Fenerbahçe yönetim kurulunun kararıyla bu tarz bir yapıya başvuruldu.

Süreç itibarıyla baktığımız zaman yaşı biraz daha ilerlemiş olduğu düşünülen ya da şampiyonluğu kaçırmış, bir futbol takımının yenilenmesi düşüncesiyle alınmış bir karardı.

Gulliano Terraneo’nun Fenerbahçe’ye sizce ne gibi katkıları oldu?

Terraneo geldikten sonra çeşitli iş ilişkilerini kullanarak belki Fenerbahçe’ye hem fiyat analizi çerçevesinde daha yüksek bedellere mal olabilecek kadroyu daha mantıklı bedellerle oluşturulmasına katkısı oldu.

Gulliano Terraneo sizce neden teknik direktör seçiminde Vitor Pereira ’da mutabık kaldı?

Teknik direktör konusunda Portekizli teknik direktörlerin popülaritesinin ön plan çıktığına ilişkin bazı veriler söylenmiş ve bu isimler içerisinde de makul opsiyonlarından birinin Vitor Pereira olduğu anlaşılmış ve böyle bir karar verilmiş.

Kadro Mühendisliği açısından baktığımızda birbirlerine oyunsal anlamda çok benzeyen oyuncuları görüyoruz Fenerbahçe’de. Sizce Kadro Mühendisliği konusunda hata yapıldığını düşünüyor musunuz?

Bu baktığınız açıya göre değişir. Bu olay için hatalı- hatasızdır her zaman denilebilir bu baktığınız yerden değişir. Taraftar açısından bakarsak örneğin arzu edilen tarzda oyun oynamayan takım açısından bu felaket kadro böyle kadro olmaz denilebilir. Ben bir spor adamı olarak baktığımda bir sezon önceki kadroyu düşünürüm, yaş ortalamasını düşünürüm, oluşturulmuş kadronun ne kadar hizmet edeceğini düşünürüm. Bu bakış açısıyla alakalıdır sevgili Kaan o nedenle kesin bir yargıda bulunamayız. Ben bu konuda yapılan eleştirililerin birçoğuna katılmıyorum ve itibar etmiyorum. Çünkü bu henüz sonlanmamış bir yarış.

Vitor Pereira’yı gelmek istiyorum. Neler söylersiniz Pereira için?

Geçmişteki çalıştırdığı kulüplerde Vitor Pereira neyse şimdide aynı. Çok farklı işler yaptığını düşünmüyorum. Sadece Pereira’nın bulunduğu futbol ortamı farklı. Bakıldığı zaman Vitor Pereira Portekizli bir teknik adam Portekiz’de ve Yunanistan oyun doğal olarak farklı düşünülüyor. Orada başarı ile başarısızlığın kıstasları değişik. Burada baktığımız zaman Fenerbahçe yönetim kurulu, Fenerbahçe teknik direktörü olarak tayin ettiği kişinin bazı özelliklerini bilerek bu takımın başına getirdi.

Vitor Pereira’nın Fenerbahçe’de teknik patronluk yapmış isimlerden ne gibi farklıları var?

Örneğin, Aykut Kocaman bu ülkenin yetiştirdiği en önemi, en doğru futbol figürlerinden biri. İsmail Kartal benzer özelliklere sahip birisi. Bu iki teknik adamdan zamanında Fenerbahçe taraftarı neden şikâyet ediyordu sorusuna Fenerbahçe yönetimi bu görüşleri dikkate aldı ve bu isimlere nazaran daha zıt karakterli bir ismi getirdi. Ne Aykut hoca ne de İsmail hoca saha kenarında çok aşırı tepkileri olan insanlar değildi. Daha sakin ve daha kontrolüydüler. Bu futbolculuklarında da böyleydi. Fenerbahçe taraftarı benchde daha agresif, daha fazla vücut dilini kullanan bir isim istedi ve bu tarzda bir isim getirildi.

Oyunculara baktığınız zaman bir spor adamı olarak oyunsal ve performans anlamında beklentilerinizin altında kalan isim ya da isimler var mı?

Van Persie – Fernandao ikileminde bu iki oyuncudan alınabilecek performansların altında performans sergilediklerini düşünüyorum.

Peki, Vitor Pereira ve yönetimi başarısız buluyor musunuz?

Ne Pereira için ne de yönetim için şuanda başarısız demek ayakları sağlam yere basan eleştiriler olmaz.

Galatasaray ile devam edelim. Galatasaray takımı inanılmaz bir kaosun içerisinde. Hamza hocayla yolların ayrılmasından sonra Galatasaray takımı hem mental hem de performans anlamında grafiği inanılmaz derecede düştü ve bunun yansımalarını da görüyoruz. Sizce Hamza hocanın takımdan gönderilmesinin nedenleri neydi?

Hamza hocanın neden gittiğini bilmiyorum ama merakta etmiyor değilim. Çünkü senin de söylemiş olduğun gibi bir önceki sezon 3 kupa ve 4. Yıldız kazanılmış. Bu kulübün evladının bu şekilde gönderilmesini benim mantığım kabul etmedi ve etmiyor da. Bu şekilde bir ayrılığın sonrasında da bu tarz performans düşmelerinin olması bana gayet normal geliyor.

Hamza hocaya karşı oyuncuların biraz daha küskün olduğunu gördük özellikle oyundan çıkarken ki reaksiyonlarına baktığımızda. Oyuncuların takım içerisinde bir ‘klikleşme’ mantığına gittiğini düşünüyor musunuz?

Bende futbol oynadım ve oyundan çıktığımda hiçbir zaman mutlu olmadım. Çok güvendiğim, çok inandığım, çok sevdiğim bir hocada olsa suratımı ekşittim ve kim olsa ekşitir. Sadece oraya bakarak Hamza hocaya karşı tavır alındı demek doğru olmayabilir ya da olabilir. Bunun böyle olduğunu düşünmek başka alternatifleri de düşünmemek bana yanlış geliyor. Sonuçta takımın başarısızlığından kaybedecek olan Hamza hoca kadar oyuncularda. Ben futbolcu kardeşlerimin bu düşünceyle bir teknik adamı gönderme arzusunda ya da düşüncesinde olacağını düşünmek istemiyorum, düşünemiyorum bile. Anlık tepkiler hepimizde oluyor zaten olmadığı takdirde, konsantre olmamış, kendini vermemiş olarak düşünülebiliyor. Bu sebeplerle böyle bir şey olacağını zannetmiyorum.

Burak Yılmaz’ın gidişi için neler söylersiniz?

Hayırlı olmasını dilerim. (Gülerek) Çin artık önemli bir Pazar haline geldi ve önemli futbolcuların bir arada olduğu devlet politikası başlığıyla futbola destek verilen ülke. Çin’inde bu politikayı uzun süre devam ettireceğinin sinyallerini de verdi. Burak Yılmaz açısından baktığımız zaman 30 yaşına gelmiş bir oyuncunun buradan alacağı paranın 3 katını alacağı bir sözleşmeyi kabul etmesi açıkçası çok doğal.

Burak Yılmaz’ın gidişi sadece bu cazip teklifle mi alakalıydı?

Tabi ki değildi. 4 sezondur takımda en fazla gol atan oyuncu, camiasını sevinçlere boğan bir oyuncuydu. Burak gol kaçırdığı zaman, ofsayta düştüğü zaman tribünden tepkiler oldu.. Bu tepkiler oyuncuyu doğal olarak küstürür. Bunlarda süreç için etkili oldu tabi.

Burak Yılmaz’ın düşük bir transfer bedeli ile Çin’e transfer olduğu kanaatindeyim. Siz neler söylersiniz?

Kulüp açısından bakıldığı zaman örneğin stoper Ersan Gülüm, Beşiktaş’a reel getiri bakımından daha iyi para kazandırdığı ortamda bende kesinlikle senin gibi düşünüyorum. Galatasaray’ın Burak Yılmaz transferinde kazanabileceğinin daha azını kazandığı kanaatindeyim.

Şampiyonluğun en güçlü iki adayından biri olan Beşiktaş ile devam edelim. Sezon başından bu zaman dilimine kadar Beşiktaş için neler söylemek istersiniz?

Ligin şu aşamasında belirli bir yükselişle ve ivmeyle herkesin hakikatten takdirini kazanan, kendi sahası olamadığı halde müthiş maçlar çıkaran, oynadığı oyunla da, yarattığı heyecanla da taraflı tarafsız herkesin ilgisini çeken bir Beşiktaş takımı var. Beşiktaş takımı her geçen sene üstüne koyarak buralara kadar geldi. Slaven Bılıc’le de böyleydi, Şenol Güneşle ’de böyle. Sezon sonu kadar bu temposuyla devam edeceğinden şüphe yok.

Önder Özen ile yaşanılan bir polemik var. Bu durum açıkçası Beşiktaş takımına süreç itibarıyla zarar vermesi kuvvetle muhtemel. Bu durumla ilgili özellikle Önder Özen ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Beşiktaş takımı sürekli kendini geliştiren bir proje takımı yani düşünülmüş bir kadro var orada. Bu düşünülmüş kadroda Önder Özen’inde katkısı olduğunu düşünüyorum. Beşiktaş’ın kadro yapısına baktığımızda transfer edilen her oyuncunun katkı sağladığını düşündüğümüzde bu süreç baştan bu zamana kadar iyi işlediğini bizlere gösteriyor.

Bu takımın bu havayı yakalamasını sağlayanda elbette yönetim ancak yönetim kurulu biraz daha düşüncelerinde sabırlı olsaydı da sportif direktörlükte inandığı isimle yola devam etseydi. Devam edilmiş olsaydı belki çok daha fazla yönetimsel anlamda yol kat edilmiş olunurdu.

Keyifli sohbetimizi milli takımımız ile sonlandıralım. Euro 2016’ya artık sayılı günler kaldı. Neler söylemek istersiniz milli takımımızla ilgili?

Milli takımımız başlangıçta zora soktuğu organizasyonu Hollanda’nın üstünde yer alarak finallere direkt katılma şansını ve hakkını elde etti. 2008’de bıraktığımız bir nokta var artık bunun üstüne koyma zamanı. Kazansa da kaybetse de bu milli takım bizim. Kaybettiği zaman milli takımı tutmuyorum deme şansımız yok, milli takımımıza gereken desteği vermemiz gerekiyor.

Euro 2016’da milli takımımıza, teknik heyete herkese yürekten başarılar diliyorum.

Not: Bu röportajımızı Konyaspor – Fenerbahçe, Beşiktaş – Bursaspor maçlarının öncesinde gerçekleştirdik.

Saygılarımla…

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

Mail : kaan.ilhan@abcspor.com

Twitter: @sinyorrkaan

YORUMLAR
ABC SPOR | Sporun ABC'si
Sitemizde yer almakta olan istatistiki bilgiler, sayısal veriler ve sitede yer alan tahminler sadece bilgilendirmeye yönelik olup,bu verilerin kesinliğine dair herhangi bir iddia ve sorumluluğumuz bulunmamaktadır. Yazılan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Sitemizdeki fotoğrafların bir kısmı www.seskimphoto.com ajansından lisanslı olarak kullanılmaktadır.İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.