FENERBAHÇE STRIKES BACK

12/02/2016          

OZAN GULSENIFenerbahçe Strikes Back

Geçtiğimiz hafta Antalya maçında çok kötü bir performans sergilemişti. Futbolcuların biraz fazla havaya girdiği ve ruhen pek de Antalya’da olmadıkları hafta boyunca konuşuldu. Beşiktaş ertelenen 2 maçını da kazanırsa fark 4 puana çıkacak gözüküyordu. O yüzden Kasımpaşa maçı Fenerbahçe’nin yarışta aynı enerjiyle olup olmaması açısından çok önemliydi.

fb kasimpasaAkdeniz’de sadece 3 puan kaybedilmemişti. Orta sahanın 2 ön liberosu Memet Topal ve Jozef de gördükleri sarı kartlarla cezalı duruma düşerek Kasımpaşa maçında takımlarını yalnız bıraktılar. Kimileri için bu eksiklikler takım için bir ceza değil tam tersi bulunmaz bir fırsattı. Özellikle benim gibi takımın hücum yönünün azaldığını savunanlar adına. Gerçi ikisinin de aynı anda cezalı düşmesi enterasan bir tesadüf oldu. Çünkü çoğunluk bunlardan sadece birisinin oynaması gerektiğini savunuyordu.

Yerlerine kimlerin oynayacağı herkesin cevabını aradığı soruydu aslında maç öncesi. Hemen herkes bir tanesinin adaşım Ozan olacağını tahmin ediyordu ama 100 kişiye sorsanız sanırım 1 tanesi Kadlec demezdi. Pereira hepimize sürpriz yaptı! Açıkçası ben de gördüğümde bunun doğru bir tercih olmadığını düşündüm. Ancak maç içinde her geçen dakika Kadlec beni mahçup etti. Orta sahadaki pas trafiğinde hiç sırıtmadı. Hatta Ozan’la beraber uzun zamandır özlediğimiz akıcılığı sağladılar. Bu senenin en çok tehlikeli pas yapılan maçlarından biriydi Kasımpaşa maçı. Fenerbahçe 3-1 kazandı evet ama 7-8 golü bulabilirdi bu maçta. Pereira bundan ders alıp Topal-Jozef ikilisini bozar mı? Bu olasılığın bu sene Galatasaray’ın şampiyonluk olasılığından az olduğunu söyleyebilirim.

fb ana resVan Persie’ye ayrı parantez açmak lazım sanırım bu maç için. Çok fazla pozisyona girdi “Uçan Hollandalı”. Ama sadece penaltıyı atabildi. Buna rağmen takımın hücum organizasyonundaki beyniydi diyebilirim. Çok arzuluydu ve oyunda kaldığı yaklaşık 70 dakikada neredeyse tüm hücum organizasyonlarının merkezindeydi. Özellikle 30-60. dakikalar arası hep sahnedeydi. Devamını dilerim, dileriz. Bu senenin en büyük muamması sanırım kendisinin o gece hangi tarafından kalktığı…

Ozan da kusursuza yakın bir oyun oynadı. Sertliğiyle gerektiğinde rakibi yıldırdı. Hep olması gerektiği yerde pozisyon aldı. Pas organizasyonunda çok yüzdeli ve çabuktu. Geriden aldığı topları da çok süratli hücuma taşıdı. “Sevgili Pereira, benim gerçek yerim bu! Umarım görmüşsündür. Ben Diego’nun değil, Mehmet abimin ve Jozef’in muadiliyim” dedi… Umarım mesajı yerine ulaşmıştır.

Fenerbahçe’nin yediği golde aslında Gökhan Gönül hata yapmış gibi gözüktü. Öte yandan hep övdüğümüz Kjaer’in rakibine kafa vurdurması ve sonrasında uyuyup takip etmemesi Viking hayranlarını hayal kırklığına uğrattı.

diego gol 1Son parantezi maçın hakemi Bülent Yıldırım’a açalım. Devre arasında hakem seminerinde tüm hakemlere maçı maksimum oynatmaları söylendi. Bunu hakemler “daha az faul çalın” diye anladılar sanırım. Öte yandan bizim hakemler düdük çalmanın yanında, düdük çaldıktan sonra esas maçtan çalıyorlar. Bu maçta, özellikle ilk yarıda, birçok pozisyonda karşılaşmanın hakemi defalarca futbolcularla sohbet etti. Onları uzun uzun uyardı, alakasız yerlerde  topun 30 santim geriye ya da ileriye alınması için oyuncularla polemiğe girdi. Bir pozisyonda Kasımpaşalı Adem Büyük topun önünde durdu ve serbest vuruşun kullanılmasını engelledi. Sonra köşeye çekildi uyarıldı filan… Bizler de yaklaşık 1 dakika süren bu muhabbetin bitmesini bekledik. E 89 defa daha tekrar ederlerse bütün maçlar 0-0 biter!.. Allahtan futbolcular bu tip gereksiz hakem oyalamalarından kalan süreyi verimli şekilde kullanıyorlar da gol görebiliyoruz oyunda… Şunu tüm hakemler bilmeli: Biz futbol maçlarına, futbolcuların oyununu seyretmeye gidiyoruz, hakemlerin değil!..

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail : ozan.gulseni@abcspor.com

twitter : @ogulseni

YORUMLAR