BOSTON CELTICS 2019

15/10/2018          

Doğu Konferansı Atlantik Grubu takımı Celtics, NBA tarihinin 17 ile en çok şampiyon olan Franchise’ı ama 1957-69 arasına tam 11 şampiyonluk sıkıştıran Boston ekibi son 32 senede bu zaferi sadece 1 kez (2008) yaşayabilmişti!.

Bu sezona gelirsek; Batı Konferansı için Warriors ne kadar favori ise, Doğu’da da Celtics en az o kadar..

 

Geçen sezon play-off’larda en büyük 3 yıldızından ikisi “Kyrie ve Gordon” olmadan bile Doğu Finalinde 7.maça kadar gelebilen Boston ekibi, bu sezon ciddi sakatlıklar yaşamazsa, en azından Doğu normal sezonunun “bence” sürdirekt favorisi konumunda..

 

Bu yazı en sönük geçiren Franchise’lardan biriydi Celtics ama Marcus Smart ile yapılan 4 senelik kontrat ve Irving-Hayward ikilisinin sağlıklı şekilde sezona başlaması, beklenen transferlerden de çok daha pozitif bir hamle onlar adına..

Tabii ki 2017 yazında Boston Celtics ile 4 yıl için 128 milyon Dolarlık sözleşme imzalayan Gordon Hayward, daha ilk maçta çok talihsiz bir şekilde ayağını kırmış ve sezonun geri kalanında forma giyememişti. Sezona ısınması ve performans olarak pik yapması 2019’dan önce çok zor gibi ama ligin tartışmasız en kaliteli beyaz kısalarından biri 28 yaşındaki oyuncu. Sağlıklı bir Irving’in ne olduğu ise zaten “sencesi bencesi olmayacak şekilde” hepimizin malumu..

 

Kadroda Jayson Tatum, Jaylen Brown ve Terry Rozier gibi yaş toplamları daha 65 olan 3 genç yıldız adayı gibi aç, kaliteli ve gelişmeye müsait oyuncuların yanında tecrübeli uzun Al Harford faktörüyle de çok dengeli bir kadro oluyorlar kağıt üstünde.. Bu pastanın çileği de; NBA’nin genç ama en zeki ve set kurgusu çok üst düzeydeki coach’larından biri olan Brad Stevens.

 

Hatta daha da ileri gideyim; ilk 5 anlamında değil ama kadro genişliği olarak, 1-2-3 rotasyonunda ligin en iyi takımının Celtics olduğunu düşünüyorum (hatta belki 4 de dahil!) Buradaki en büyük sorun. Irving ve Hayward da iyileşince fazlasıyla şişen kısa rotasyonu ve Brad Stevens’ın her oyuncunun sürelerini dengeleyip, amiyane tabirle hepsinin gazını almayı becerip beceremeyeceği..

Unutmadan geçen sezon Fenerbahçe forması giyen Brad Wanamaker’ın, bu sayı ve kalite anlamında oldukça fazla kısa rotasyonunda buhar olmayıp ne kadar süre bulabileceği de merak ettiğim başka bir konu!.

 

Biz geçen sezon alev alev yanan ve tüm spot ışıklarını üzerlerine çevirten gençlere dönelim; mesela Terry Rozier diğer 29 takımın en az yarısında ilk 5 çıkabilecek kalitede bir play-maker ve Irving’i hem tamamlaması hem dinlendirmesi açısından çok çok önemli bir back-up oyuncusu.. Bu sezon için de en iyi 6.oyuncu adaylarından bir tanesi bence..

Normal sezonda doğal olarak Irving’in gölgesinde kalmış gibi gözüktü ama onun yokluğundaki play-off serilerinde, ilk 18 maçta 17.2 sayı, 5.8 asist ortalaması ile kalitesini göstermişti 7 düvele..

Ama maalesef ona yapışan istatistik “gerçi takımca çuvallayıp 7/39 atmışlardı” ne yazık ki finale kalacak takımı belirleyecek Cavs serisi 7. ve son maçındaki kabus gecede, 0/10’luk üçlük yüzdesi oldu.

 

Aynı şekilde sanki bu sularda senelerdir yüzüyormuşcasına olgunluğundaki geçen sezonun çaylağı 98 doğumlu Jayson Tatum da padokta zapdedilemeyen at gibi..

Geçen sezon 80 maçta yer alıp, 13.9 sayı, 5.0 ribaund ortalamaları tutturmuştu ki, bundan da önemlisi dalgaların sertleştiği play-off’ları da 18.5 sayı ortalaması ile bitirmişti.

Fundamental artısı, cesaret ve fizik avantajları, geçen sezon 1.tur 3.sıradan seçilen genç forvetin önünün önümüzdeki senelerde çok açık olduğunu gösteriyor bizlere..

 

96 doğumlu Jaylen Brown da geçen sezon yer aldığı 70 karşılaşmada 14.5 sayı ortalaması tutturmuş, bunun yanına da 4.9 ribaund istatistiğini eklemişti.

Play-off’larda takımın oynadığı 19 maçın 18’sinde yer almış ve 7 kez 23, 2 kez de 30 sayı barajını geçmeyi başarmıştı.

Hatta play-off’larda 30 sayı barajını geçen en genç Celtics oyuncusu olarak da tarihe geçmişti (Bucks serisinde 17 Nisan 30, 22 Nisan’da da 34 sayı atarak)..

Play-off’larda, toplamda 16/19 ve son 14 maçın 14’ünde de bu üçlüden birinin en skorer isim olduğu notunu da eklemeden olmaz!!.

 

Genel anlamda da; takım halinde “istediklerinde” çok iyi savunma yapıyorlar, yay gerisinden çok iyi bir yüzdeleri var ve bu istatistik sadece 1-2 değil en az 5-6 isme yayılmış durumda, 5 numara hariç hemen her mevkiide rakiplerin çoğundan daha hızlı ve sadece atletizm değil “size” anlamında da öndeler. En önemlisi de artık karşılarında “iki sezondur geçemedikleri” LeBron’lu Cavaliers duvarı da yok ve bunun sonucunda da NBA finaline kadar yolları çok açık.

 

Geçen sezonu 55 galibiyetle bitirip, Konferansı 2.sırada tamamlamışlardı ama bu sezon minimum 60 yapacaklarını düşünüyorum.

 

Kağıt üstünde onlara en yakın rakipler; Raptors- Php 76’ers olarak gözüküyor ki, normal sezonda “kalan 12 takımdan çok daha güçlü” bu ikilinin bile Celtics’i altlarına alma şansı bence çok çok az..

 

EKSİKLERİ yok mu? Tabii ki var. İlk aklıma gelen de boyalı alanda atletik, oyunun iki yönünü de oynayabilen, ince bilekli bir 5 gibi 5 numara! Yeni Zelanda doğumlu Avuturalyalı uzun Aron Baynes ve Draft’tan gelen Robert Williams da kötü oyuncular değil ama safkan bir 5 değiller ve de “budur denebilecek” pivot sıfatına uygun olmayan isimler kanaatimce.. Bu eksik haricinde çok güzel bir puzzle olduğunu düşündüğüm kadro için, mesela Davis-Embiid-Towns üçlüsünden biri olsa, Warriors kadar şampiyonluk şansına sahipler diyebilirdim hatta kendi adıma..

 

Warriors tabii ki çok güçlü ve ligin kağıt üstündeki favorisi.. “Ara transferde spektaküler bir pivot almazlarsa” şampiyon olabilirler demek çok zor ama fazla uzatmadan; Celtics Doğu normal sezonu %90 ilk sırada bitirir. Play-off’larda tam kadro yer alabilirlerse aynı oranla Konferansı da..

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: burak.belgen@abcspor.com

twitter: @BurakBelgen

YORUMLAR