BEBEK, PODOLSKI, PEREIRA…

18/03/2016          

BARIS TUMOKBraga maçının hakemi Hırvat Bebek’in, hayatım boyunca gördüğüm en taraflı, en art niyetli, en vicdansız yönetimi gösterdiğini söylersem abartmış olmam. Basit bir kötü hakem tecrübesi yaşamadı Fenerbahçe, maçın ilk dakikalarından başlayarak bilinçli bir şekilde aleyhine kararlar veren bir tetikçi ile uğraştı.

Komplo teorisi seven bir insan değilim ancak bu maçtaki hakem kararlarının sadece hata olabileceğine inanmakta zorluk çekiyorum. Maç sırasında ve sonrasında sosyal medya da haklı olarak “Terör olayları nedeniyle bir sonraki turda bir Türk takımı olmamasını tercih eden UEFA” senaryolarından “Bahis şikesi\mafyası” iddialarına, hatta Bebek’in ırkçılığına ve Türk düşmanlığı’na uzanan türlü teoriyle doldu taştı.

Tabii bu noktada, işin içine milliyet, ırk vs kavramları girmişken gecenin ilerleyen saatlerinde“Türk’ün Türk’ten başka dostu yok” palavrası da sık sık karşıma çıkmaya başlamıştı ki isyan etmek zorunda kaldım. Bakın, Fenerli Türk’ün dostu olan Fenersiz Türkler tarafından sosyal medyada yoğun şekilde paylaşılan zafer çığlıkları ve küfür ve hakaretlerle bezeli mutluluk ifadelerini görmezden gelebilirim, zira ortalama Türk insanının kalitesinin bu olduğunu anlayalı ve ümidimi keseli çok oluyor. Sonuçta ölene üzülecek mi yoksa sevinecek mi diye karar vermek için kurbanın siyasi görüşünü, “Kimlerden” olduğunu öğrenmeyi bekleyen, terör kurbanı onlarca insanın adına yapılan saygı duruşunu protesto eden, çocuğunu kaybetmiş anneyi yuhalayabilen bir güruh var bu memlekette ve maalesef çoğunluktalar.

Ama, sıradan, ortalama, klavye delikanlısı Türk ergeninin aksine; sürüyle takipçisi olan meşhurlardan, halen aktif olan sporculardan, yöneticilerden falan biraz daha izan ve mantık dolu yorumlar bekliyor insan. Tek tek kim ne dedi diye liste çalışması yapmayacağım, veya F. Melo gibi ciddi karakter sorunu yaşayan birinin paylaşımlarını kaale almayacağım. Beni asıl hayal kırıklığına uğratan, 2 gün sonra Galatasaray – Fenerbahçe derbisi oynanacakken, hem de tam birkaç gün önce yaşanan terör olayı sonrası taraflar arası “Maçı omuz omuza beraber seyredelim, birlik-beraberlik mesajı verelim” şeklinde olumlu bir hava doğmuşken, Podolski’nin maç sonrası attığı tweet.

Futbol yüzünden insanların birbirini öldürdüğü bir ülkede, en gerilimli derbiden 2 gece önce Galatasaraylı bir oyuncunun böyle bir provokasyona girişmesini anlamakta zorlanıyorum. Normal bir aklın ürünü değil bu hareketler, ya Podolski adına kulüpteki bir ergen bu mesajı yolladı ya da henüz memlekete geleli bir sene dahi olmamış bu adamcağızı anormalleştiren birşeyler var.  Eğer öyle ise Galatasaray yönetimine ricam normal şebeke suyu kullanmaya başlamaları ve Florya’nın suyuna her ne katıyorlarsa bundan vazgeçmeleri olabilir.

Hakemin turun gitmesindeki en önemli (hatta belki de tek) sebep olduğunu söyleyebilirim. Bu ifadeden sonra bir “AMA” kullanmak istemiyorum, “ama” maalesef yazılması şart, çok önemli şeyler var:

– Art niyetini maçın hemen başında belli etmiş bir hakem ile oynuyoruz. Saçma sapan kartlar çıkmış, teknik direktör dahi tribüne gönderilmiş. Hepimizin aklında “Bu adam durmayacak, ikinci yarı kırmızı kart falan çıkmasa bari” korkusu var.

Öte yandan skoru 1-1e getirmişiz, sakin şekilde planını uyguladığında Avrupa’nın en az gol yiyen takımlarından birine sahibiz.

Özetle, skor istediğimiz gibi iken, oyuncuları sakinleştirecek, ikinci yarıya sarı kartı olan Mehmet Topal yerine Meirelles ile başlayacak, Nani yerine Volkan Şen’i daha erken düşünecek, top tutma özelliği hiç olmayan Kadlec’i Diego yerine oyuna sokmak ve ortasahayı tamamen rakibe teslim etmek gibi bir saçmalığa girişmeyecek, herşeyden öte takımın 2-1 sonrası panik havasına girip dağılmasını engelleyecek kadar olgun, sakin, tecrübeli, yeterli bir teknik direktörümüz olsa belki de hakem müsveddesinin işi bu kadar kolay olmayacaktı.

– Teknik direktör ne hata yaparsa yapsın, sahadaki hakem ne tür rezilliklere imza atarsa atsın, adı Nani olan, piyasa değeri basitçe “Çuvalla para” diye ifade edilebilecek dünya yıldızımız kendisinden beklenen en basit işleri yapabilse ve lakayıtlığı ile skor 1-1 iken o net pozisyonu harcamasa Hırvat Bebek turu bizden böyle basitçe çalamayacaktı.

– Sezon başı adam gibi bir kadro planlaması yapılsaydı da geldiği günden beri verdiği zarar sağladığı faydanın kat kat üstünde olan, bu gözlerin gördüğü en kötü, en yetersiz, en yeteneksiz ve en akılsız defans oyuncularından biri olan ve penaltı harici yenilen 3 golde de bariz hatalar yapan Alves yerine adam gibi başka bir alternatif isim sahada olsaydı belki hakeme rağmen Braga bu kadar kolay turu geçemeyecekti.

Sözün özü:

Sezonun ilerleyişi ile birlikte gelişen takım oyunu, defansif disiplin, hırs-motivasyon ve gelişen oyun nedeniyle eleştiri yağmurundan sıyrılan Pereira hakkında maalesef (yaptığı işler için hakkını vermekle birlikte) genel görüşüm sabit. Sezon sonunda ligdeki sıralama ne olursa olsun, Vitor Hoca bu takımın, bu kadronun, bu bütçenin, bu seviyenin hocası değil.

Kendisinden kısa vadede tek beklentim ve ricam Galatasaray maçı öncesi Podolski, Aziz Üstel ve benzeri karakterlerin tweetlerini tesis ve soyunma odalarının duvarlarına asması.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail : baris.tumok@abcspor.com

twitter : @baristumok

YORUMLAR