1-0’LARIN EN GÜZELİ

08/12/2017          

Bursa’daki deplasman tribünü üstünde öyle kalın bir koruma ağı var ki, karşı kaleyi görmek, pozisyonları süzmek neredeyse imkansız. Zaten ihtiyarlayan gözlerim de beni seneler sonra tekrar yarı yolda bırakmaya başladı. Dolayısıyla bu satırları okuyan sizler muhtemelen benden çok daha detaylı izlemişsinizdir sahadaki oyunu. Örneğin Aziz Behic’in tepkilerine isyan edildiğini okudum biraz önce sosyal medyada. Farketmedim bile tribünde izlerken. O kadar uzak kaldım bir çok pozisyona.

O yüzden en iyisi ben size önce tribünleri anlatayım bugünkü. Ne de olsa sert deplasman Bursa. Hakikaten etkili bir taraftarı var. Kale arkası tribünlerin tek katlı olması çok akıllıca. Dortmund tribünleri gibi hem görsel hem de sahaya etki olarak oldukça dikkat çekici. Bugün de güzel bir koreografi ve coşkulu tezahüratlarla maça başladılar.
Ancak %5’lik Fenerbahçe deplasman tribününün de onlardan aşağı kalmaya niyeti yoktu. İlk devre Bursa taraftarıyla kora kor mücadele ettiler. Sesimiz ne kadar duyuldu bilemiyorum, kolay da değil 30.000 kişilik sert ev sahibi tribününe karşı sinmemek ama ayakta kalmayı başardı sarı lacivertli taraftarlar.
İkinci devrenin başlamasıyla da sazı iyice ellerine aldılar. Takım da ilk yarıdaki dengeli oyundan, hükmeden oyuna geçiş yapmıştı o dakikalarda. Takım tribünü, tribün de takımı ateşliyordu sanki. Ardından da çok gecikmeden golümüz geldi zaten. Esas keyiflisi ise ondan sonrasıydı. Fenerbahçe taraftarı sahada oynanan oyunun verdiği güvenle zafer şarkıları söylemeye başlamıştı. Futbolcular ise paniklemeden, sakin kalarak, ayağa top yaparak büyük takıma yakışan bir görüntü sergiliyorlardı.
Aklıma bundan sadece 1 ay kadar önce olan Osmanlı ve Kayseri maçları geliyor da, o maçlarda nasıl da geliyorum demişti rakiplerin golleri. Ciddi baskı yemiştik, oyunu rakibe bıraktık, bir sürü de pozisyon verdik. Sonrasında da yediğimiz gollerle çok önemli puanlar kaybettik. Oysa bugün, hem de ligin en sert deplasmanlarından birinde, en formda takımlarından birine karşı sakin kalmayı başararak son derece akıllı ve doğru bir oyunla 3 puanı almayı başardık. Top bizde kalınca, dan dun oynamayınca, çıkarken basit top kayıpları ve bireysel hatalar yapmayınca istediğimiz sonuca çok daha kolay ulaştık. Böylesine doğru bir oyununu görmemi ne güvenlik ağı ne de benim bozuk gözlerim engelleyebildi. İste bugün 1-0’dan sonra oynadığımız doğru oyundu. Bunu görmemek için kör olmak gerekirdi. O yüzden 1-0 ‘lık galibiyetlerin belki de en güzeliydi bu akşamki.
Herhangi bir futbolcuyu ön plana çıkartmayacağım bu önemli galibiyette. Hepsi çok iyi mücadele ettiler. Kale arkasından seyrettiğim için en azından sahaya ne kadar doğru yayildıklarını, alanları nasıl doğru kapattıklarını gördüm. Yavaş yavaş bir sistemin oturmaya başladığını gözlemledim. Ben de dahil hepimizin bir sistemin oturması için sabretmemiz gerektiğine bir kez daha şahit oldum.
Geçen haftaki yazımda belirtmiştim,şimdi de tekrarlayacağım. Hala eksiklerimiz var . Yaratıcılık, son vuruş, final pası, kontratakların heba edilmesi geliştirmemiz gereken noktalar. Öte yandan yükselen fizik kalite, saha içi yardımlaşma, hızlanan pas trafiği de hakettiği övgüyü almalı.
Bir sonraki adım bu takım kendi evimizde hıncahınç dolu tribünlere oynamalı. Bugün Bursa Timsah Arena’daki deplasman tribününün gurur duyulası coşkusu tüm Kadiköy’e yayılmalı.

Yazarın diğer yazılarına erişmek için tıklayın

mail: alp.eralp@abcspor.com

twitter: @alperalp72

YORUMLAR